Müzikram - Müzik, Magazin, Aktüalite Dergisi

hostels, hostel, backpacker hostel, youth hostel, youth hostels, backpacker hostels, london, rome, paris, new york, student travel, cheap hotels, cheap beds, cheap hostels,budget accommodation, Otel, Oteller, Otelleri,Türkiye Otelleri,Turkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Otel,Türkiye Şehir Turları,Şehir Turları,Adapazarı Otelleri,Adıyaman Otelleri,Afyon Otelleri,Ağrı Otelleri,Aksaray Otelleri,Amasya Otelleri,Ardahan Otelleri,Artvin Otelleri,Balıkesir Otelleri,Bartın Otelleri,Batman Otelleri,Bayburt Otelleri,Bilecik Otelleri,Bingöl Otelleri,Bitlis Otelleri, Elazığ Otelleri,Erzincan Otelleri,Erzurum Otelleri,Eskişehir Otelleri,Gaziantep Otelleri,Gümüşhane Otelleri,Hakkari Otelleri,Hatay Otelleri,Iğdır Otelleri,Isparta Otelleri,İzmit Otelleri,Karabük Otelleri,Kars Otelleri,Kastamonu Otelleri,Kayseri Otelleri,Kırıkkale Otelleri,Kırklareli Otelleri,Kırşehir Otelleri,Kütahya Otelleri,Malatya Otelleri,Manisa Otelleri,Mardin Otelleri,Mersin Otelleri,Muş Otelleri,Niğde Otelleri,Ordu Otelleri,Rize Otelleri,Siirt Otelleri,Sinop Otelleri,Şanlıurfa Otelleri,Sivas Otelleri,Şırnak Otelleri,Tekirdağ Otelleri,Tokat Otelleri,Tunceli Otelleri,Uşak Otelleri,Van Otelleri,Yozgat Otelleri,Zonguldak Otelleri,Antalya Otelleri,Adana Otelleri,Ankara Otelleri,Aydın Otelleri,Bolu Otelleri,Burdur Otelleri,Bursa Otelleri,Çanakkale Otelleri, İstanbul Otelleri, İzmir Otelleri, Konya Otelleri, Muğla Otelleri, Trabzon Otelleri, Diyarbakır Otelleri, Nevşehir Otelleri, Çorum Otelleri, Denizli Otelleri, Edirne Otelleri, Alanya Otelleri, Assos Otelleri, Bandırma Otelleri, Bergama Otelleri, Bodrum Otelleri, Çeşme Otelleri, Dalaman Otelleri, Didim Otelleri, Erdek Otelleri, Fethiye Otelleri, Gelibolu Otelleri, Gökova Otelleri,öcek Otelleri, Kapadokya Otelleri, Kaş Otelleri, Kemer Otelleri, Kuşadası Otelleri, Köyceğiz Otelleri, Marmaris Otelleri, Nemrut Otelleri, Pamukkale Otelleri, Safranbolu Otelleri, Selçuk Otelleri, Side Otelleri, Uludağ Otelleri, Ürgüp Otelleri, Otel, Hotel, Oteller, Otelleri, Online Rezervasyon, Otel Rezervasyonu, Tatil, Gezi, Uçak Bileti, Sesli Sohbet, Okey, Tavla, İtiraflar, Şiirler
Sitemizde 146 Sanatçı Biyografisi, 676 Albüm, 388 Şarkı Sözü Kayıtları Bulunmaktadır.

Şuan muzikram.com Web Sitesini Sizinle Birlikte Online 61 Kişi İzliyor...

üye girişi  l  üye ol

 

Zara İle Röportaj

Bir kız çocuğunun, soğuk ve karlı bir ocak ayının 15. günü İstanbul’daki ilk ağlayışı başlattı bu öyküyü. Daha ilk yıllarında ağlayışından, gülüşünden, şakımasından belliydi ileride müzikal kariyer yapacağı. Sesindeki duruluk ve gürlük herkesin dikkatini çekiyordu. Bir süre sonra dönemin küçük sanatçı furyasına o da kapıldı ve ‘Neşecik’ ismiyle albüm çıkardı. Daha 10’lu yaşlarda dönemin en popüler parçası olan “Acı Gerçekler”i okurkenki performansı herkesin takdirini topladı. Ama o dönemin pek çok çocuk sanatçısının aksine o müzik hayatına devam etmedi. Çünkü o, önce bu işin eğitimini almayı düşünüyor ve gelecekle ilgili planlarını bu doğrultuda yapıyordu. İşte o günlerin Küçük Neşecik’i şimdilerin büyük yorumcusu Zara bu ay dergimizin kapak konusu…

Asıl adı Neşe Yılmaz. 15 Ocak 1976 yılında İstanbul’da dünyaya geldi. İstanbul Teknik Üniversitesi, Türk Müziği Devlet Konservatuarı, Şan Eğitim Bölümü’nü bitirdi. Milliyet Gazetesi’nin açmış olduğu “Müzik ve Halk Oyunları Yarışması”na 1991 ve 1993 yıllarından katıldı ve birincilik elde etti.

Zara için en çok yol kat ettiği zaman dilimi 90’lı yılların sonları oldu. Konservatuarda okurken en büyük ideali olan TRT’ye girmekti ve bu hayali onun için 1996 yılında gerçekleşti. O yıl TRT’nin açmış olduğu sınavı kazanarak akitli TRT sanatçısı oldu. 1997 yılında Atatürk Kültür Merkezi’nde sergilenen ve çok ses getiren “Yunus Emre Müzikali”nde Zara “Amber” rolünü kaptı, böylelikle hem oyunculuk, hem de müzikal yanını büyük kitlelere ulaştırdı. 1998 yılı onun için belki de bir dönüm noktası oldu. Almış olduğu eğitimini, güzel sesi ve sağlam yorumuyla birleştirip; hem de TRT ve müzikaldeki başarılarla dikkat çekerek; Ulus Plak’la tanıştı ve ilk albümü çıkmasınaçıktı. 15 aylık yorucu, yorucu olduğu kadarda zevkli bir çalışmanın ürünü olan “Avuntu”; müzik tarihine Neşe Yılmaz’ın ‘Zara’ olarak çıkardığı ilk albüm olarak geçiyordu. Albüm kısa sürede büyük bir satış grafiği yakalayınca, bir yıl önce görev aldığı müzikaldeki başarılı oyunculuğu yeniden gündeme geldi ve Atıf Yılmaz’la çalışma şansı doğdu. 12 Eylül’de yaşanan acı bir olayın konu edildiği “Eylül Fırtınası” adlı filmde Tarık Akan’la birlikte rol alan Zara; canlandırdığı ‘Ayten’ karakteriyle ne kadar iyi bir oyuncu olduğunu bir kez daha ispatlamış oldu.

Müzik dünyasına ve sinemaya hızlı bir giriş yapan Zara; ünlü milenniumda, yani takvimlerdeki yıllar 2000’i gösterdiğinde “Boyut” ismini verdiği albümünü çıkardı. Her yöreden türkülerin, gazellerin ve uzunhavaların yer aldığı bu albümdeki tüm eserlere klip çekip, bunu da VCD olarak sevenleriyle buluşturan Zara; müzik tarihinde böylelikle bir ilke imza atmış oldu.

O yılların ekranlarda en çok izlenen dizisi olan “Deli Yürek”in sinemaya aktarılması gündeme geldiğinde,ws bayan oyuncu olarak yine Zara tercih ediliyordu. 2001 yılında Osman Sınav yönetmenliğinde çekilen ve Mezopotamya’da yaşanan bir aşk ve intikam öyküsünün konu edildiği, Kenan İmirzalıoğlu ve Oktay Kaynarca’nın başrolde olduğu filmde Zara; suikaste kurban giden Cemal’in eşi olan Leyla’yı oynadı. Filmin tamamı çok ses getirirken, özellikle Cemal’in vurulma anında Zara’nın okuduğu Kürtçe ağıt hala hafızalardan silinmedi.

2002 yılında “Misafir” adlı 3. albümünü çıkaran ve yine takdir gören Zara, asıl büyük sürprizi bir sonraki yıl çıkardığı “Özlenenler” isimli albümle yapıyordu. Katıldığı programlarda ara sıra Türk Müziği okuyan ve yorumu beğenilen Zara, tüm sevenlerini ve müzik otoritelerini şaşırtarak bir Türk Müziği albümü çıkarıyordu. Üstelik albümdeki sağlam yorumu ve hatasız okumaları kısa sürede tüm çevrelerin takdirini topladı. O artık sadece türkücü veya oyuncu Zara olarak anılmıyor, onu tanımlayan cümlelerin içinde şarkıcı kelimesi de geçmeye başlıyordu. Ya da kelimenin tam anlamı ile ‘Sanatçı’ idi o. 2003 yılında yine kendisi adına bir ilke imza atan Zara, Kanal D’de yayınlanan “Gelin” isimli bir diziye başlıyordu. Dizi kısa sürede reyting rekorları kırarak Zara’nın başarı hanesine yazılıyordu.

Kendini en fazla geliştiren sanatçılarımız içinde yer alan Zara, 2005 yılında yine bir ilke imza atıyor ve “Zamanı Geldi” adını verdiği double albümde 70’li yılların aranjmanlarını okuyarak, Pop Müzik sanatçılarına da göz dağı veriyordu. ‘Yorumcu’ kelimesinin tarifi kısaca ‘Zara’ olarak yapılabilirdi. Yine aynı yılın ekim ayında bu kez yapmış olduğu “Bülbül-i Şeyda” isimli albümle, bir gözdağı da Tasavvuf Müzik yapanlara veriyordu.

Geçtiğimiz aylarda da kariyerinin 6. Albümü olan “Bahar”la raflardaki yerini alan Zara albümlerindeki başarısını almış olduğu ödüllerle perçinliyor. Kral Tv, MGD ve Altın Kelebek olmak üzere bir çok ödülü defalarca üst üste alan Zara, genç yaşında ülkenin en başarılı sanatçısı unvanını elde ediyordu. Onun bu başarısı ve dinleyenleriyle kurmuş olduğu kuvvetli bağ; 2005 yılında TRT’de ‘Zamanı Geldi’ adlı programı, 2006 yılının Ramazan Ayı’nda ise Atv’de yayınlanan ve çok ses getiren ‘Tanrı Misafiri’ programlarını yapmaya vesile oluyordu.

Başarı kelimesine abone olan, yapmış olduğu her işle takdirleri toplayan ve bugüne kadar bırakın başarısız işi, vasat bir işe bile imza atmayan bir isim Zara… Her zaman saygın bir kişiliği ve kimliği olan, magazin malzemesi olmadan ekranlarda hep saygın bir şekilde yer alabilen bir isim Zara… Zara’nın hayatını ve müzikal geçmişini bu kadarla özetleyebildik ancak… O üzerinde uzun uzun yazılar yazılabilecek, araştırmalar yapılabilecek sektördeki üç veya bilemediniz beş sanatçıdan biri.

Biz şimdi müsadenizle sizleri http://www.zarahayranlari.com/ adlı internet sitesindeki Zara Gençlik Klübü üyelerinin yanına götürmek istiyoruz. Bakın Zara Hayranları neler söylediler bizlere…

Ben onu önce sesiyle sevdim, sonra tanıdıkça kişiliğini, hayata ,insanlara olan sevgisini, hizmet aşkını sevdim.Onun gönül kapıları herkese açık, tıpkı bizi misafir ettiği gibi, ulaşılmayan olmadı hiç bir zaman, her zaman yanı başımızda… Yeri geldi ablamız oldu, yeri geldi arkadaşımız oldu, yeri geldi annemiz oldu!
zarahayranlari.com üyesi Hemşire Deniz

 

Zara Hanım harika sesi, hayata bakış açısı, içindeki insan sevgisi ve o gülen gözleriyle kalbimizi fethetti… Zara Hanım sayesinde türkülerimizi dinlemeyi ayrı bir seviyorum, türküler aynı zamanda sahip çıkmamız gereken kültümüzü de yansıtıyor,bunu çoğu zaman unutuyoruz,
zarafun ARZU ARDA

 

CAN`IM
Bir deniz sanki... Uçsuz,bucaksız ve olabildiğine derin,
Ve tarifi olmayan o eşsiz sevgin,
Başkasın işte, doldurulmuyor yerin!
Güneşimsin belki..
Karanlık gecelerin ardından gelen umut ışığım.
Geceler boyu dinmeyen haykırışım, yürek telaşım...
Canım...
Yıldızısın dünyamın,
En parlak,en büyük olanı hani,
Gökyüzünün en önemli yıldızı senken,
Aramızdaki mesafelerin ne önemi var ki?
Yağmurusun kurak gönüllerin,
Vahasın çöllerde.
Seninle ne dert kaldı, ne sıkıntı gönüllerde.
Yüzünü görmesem, sesini duymasam da,
Bilirim ki sevdiğim her zaman yakınımda.
Sevgin bazen yüreğimi sızlatsa da,
Yine kış gelmeden, baharı yaşattın bana!
N.Ceren BENER

Onun hedefleri sadece Türkiye’yi değil, tüm dünyayı güzel kültürümüzle birleştirmek. Türküleriyle insanları birbirine kaynaştırıyor. Gurbette insanların Türkiye hasretlerini dindiriyor. Sadece güzel işler yapmakla kalmayıp aynı zamanda bunları hal ve hareketleriyle de herkese yansıtan çok asil bir sanatçı. Onu çooooook seviyoruz...
Perikızı (Ayperi Erbeği)

Müzikram’a bize böyle bir fırsat verdiği için çok teşekkr ederiz. Zara Hanım, bizim için hem anne, hem öğretmen, hem abla, hem de sırdaşımız.. Ondan öğrendiğimiz çok şey var, bunların en önemlisi de Türk Kültürü..

 

Ben Zara Hanım`ı 1998 yılında ilk Avuntu albümü ile dinlemeye başladım. Her geçen gün daha da artan bir hayranlık ve sevgi ile yaklaşıyorum ona. Her konser, her albüm, her proje ve her görüşmelerimiz beni ona götüren, buluşturan yeni bir yol... Zara Hanım artık benim için sadece sesini ve sanatını beğendiğim bir sanatçı değil, hayat görüşü,duruşu, kişiliği, kalbindeki sevgi ve aşk ile çok özel bir insan benim için. Onu tanımak ve yaşamak gerek... Başarıları daim olsun inşallah,hep yanındayız.Sevgilerimle...

Zeliş/Zarahayranları Gençlik Kulübü

Kendisi gerçekten çok mütevazi. Ne kadar iyi şeyler yapsa da, ‘Beni gözünüzde büyütmeyin’ der. Herkese karşı, insanlara karşı büyük bir sevgisi var. Sanal gündemlerde olmayarak, sanatını en güzel şekilde icra ederek gerçek gündem oluşturdu kanaatimce. Bu sayede bu işin böyle sansasyon olmadan yapılabileceğini de göstermiş oldu.
----------------

Ben Hollanda`da yaşıyorum ve maalesef sılamızdan cok uzağım. Zara Hanım’ın sayesinde gerek kültürümüzü, gerek türkülerimizi, ya da Türk insanının yüregini öğreniyoruz.
Büşra Yıldız

Onun hayata karşı duruşu kimi etkilemez ki. Ablamız konuşurken yüzündeki o tebessüm, o güler yüzlü oluşu insanın içinde bir mutluluk sevinç duygusu veriyor.

Bence Zara demek; doğruluk demek, kendinden emin olmak demek, yavaş ama kararlı adımlarla sağlam basmak demek.. Sevgi demek, aşk demek, hoşgörülü ve sabırlı demek, Hakkı ve hakikati bilmek demek… Onun için boş vakit yoktur, her daim çalışmayı ve üretmeyi bir yol bilmiştir ve bizlere de çok kıymetli tavsiyelerde bulunmuştur.

Elif Bingül


Gurbette yaşadığımız için yabancı müzik ve yabancı arkadaşlar ile büyüdük ama, Zara hanimin sayesinde türkülerimizin güzelliğini öğrendik, gördük, hissettik. Türkiye’mize daha da çok bağlandık. Kültürümüzün güzelliğini, edebin önemliliğini, bir umuda bağlanıp bu umudu bırakmamayı büyüklerimizden sonra, Zara hanim bize en iyi şekilde gönlünün güzelliği ile gösterdi.

Yasemin veSevgi (Almanya’dan)


Zara Hanım bir röportajında `Bizim ilişkimiz sanatçı hayran ilişkisini çoktan geçti. Biz aynı anne babadan doğmuş kardeş gibiyiz` deyip, biz hayranlarını çok onurlandırmıştı. Alçak gönüllüğü ve sevgimize samimiyetle karşılık verişi bizleri çok mutlu ediyor. Onu çok seviyoruz, her gittiği yerde yalnız bırakmamaya çalışıyoruz.

Merve Koç / forum ismi (Merve)

Öncelikle ZARA HANIM’I derginize konuk almanız, ZARA HAYRANI olan bir kişi olarak beni son derece mutlu etti... Sesini tartışmaya zaten gerek yok, sesiyle türkülerimize daha bir güzellik, ahenk katıyor... Türkülerimize hayat vermeye çalışıyor... Gençlerimize de türküleri sevdirmeyi amaçlıyor... Uçuruma yuvarlanmakta olan gençliğimizi, türkülerle kaynaştırarak, unutmaya başlanmış kültürlerimizi tekrardan hatırlatarak kurtarabiliriz...
Zara Hanım işte bunun çabasını vermektedir... Gerek albümlerinde, gerekse katıldığın programlarda, konserlerde ve özellikle de hayranlarının buluştuğu http://www.zarahayranlari.com/ sitesine yazdığı yazılarla ve sözlerle sürekli gençlere örnek olmaktadır...Asıl önemlisi de, yaşamında da kültürüne bağlı bir kişi örneği sergilemektedir.
Taner Bilgiç ( kozanlı_taner)


Ben, hanımefendinin hayranlarıyla internet üzerinden irtibatına bir tesadüf eseri tanık olmuş bir sosyal bilimciyim. Bu ilişkinin mahiyetinden çok etkilendiğim için siteye üye olup bir süre yazılanları takip ettim; bizzat kısa değerlendirme yazıları da göndererek üye arkadaşlarla iletişim kurmaya gayret ettim. Bir tanesinde şöyle demiştim:

“Batıda fanclub adı verilen oluşumlar çoğunlukla ticari manada bir tür hedef kitle yaratmak amacıyla kullanılıyor. Tek dertleri kârlarını artırmak olan yapımcıların insan nefsinin muhtelif zaaflarından istifade etmeye yönelik yöntemlere başvurmaları sonucu; “fan” adı verilen olguyla tanıştık. Oysa siz zannediyorum kendinizi grupça “fan” değil “hayran” olarak değerlendirmek taraftarısınız. Sitenin ismi de bunu gösteriyor. Hayranlık bildiğiniz gibi hayretten türer; ve “hayret makamı” ifadesi irfan geleneğimize aşina gönüllere şüphesiz bir anda ilham yağmurları yağdırıverir. Sizler de hayret makamının o çocuklara mahsus saflığı ve beklentisiz muhabbeti namına ne varsa hakkıyla sergiliyorsunuz.Hayranlık takdirkârlıktan neşet eder; takdir etmek de ancak yapılanın kıymetinin hakkıyla bilinmesi sayesinde olur. Bu ise derinleşmeyi, mevzubahis olan her ne ise ona daha çok vâkıf olmak için bilgilenmeyi icap ettirir. Siz bilgilenip derinleştikçe takdir etme imkanınız da o nispette artar ki bu hayretinizin / hayranlığınızın da artması anlamına gelir. Böylece kadim daire tamamlanmış olur...” Takip edebildiğim kadarıyla hanımefendi şu sıralar hayranlarının bir enstrüman çalmayı öğrenmesini, bilenlerin de bu meziyetlerini ilerletmesini teşvik etmek amacıyla çalışmalar yapıyor. Bu kapsamda, sadece enstruman çalışması yapan hayranlarıyla özel bir buluşma tertip edileceğini duydum; ve bu yüreklendirici girişimi çok takdir ettiğim için sizi de haberdar etmek istedim.

Aynal Baba

Bunlar sadece hayranlarından gelen yazıların bazıları ve çoğu mesajdan da alıntı yapmak zorunda kaldık. Yoksa tüm Müzikram’ı bu ay Zara ve hayranlarına ayırmak durumunda kalacaktık. Sanatçı bu kadar kaliteli ve saygın olunca; elbette ki onun hayranları da en az sanatçı kadar iyi, samimi ve de dürüst oluyorlar. Teşekkür ediyoruz Zara Gençlik Kulübü üyelerine. Atalarımız çok doğru söylemişler... Armut gerçekten de dibine düşüyormuş…

Bizim yorumlarımız ve hayran görüşlerinden sonra sıra Zara’da… Öncelikle üstümüzde kalmasınJ iletelim; Zara ‘Gençlik Kulübü’ üyelerinin mesajları Zara’yı son derece mutlu etti ve tüm hayranlarına sevgilerini gönderdi. İletmiş olalım ve dilerseniz röportajımıza geçelim…

* ‘Neşecik’ adıyla dönemin çocuk sanatçısı furyasında yerini alan, o günlerin küçük Neşe’sini şimdilerin büyük yorumcusu Zara’dan dinlemek istesek bize ne söyler?

ZARA: O zamanların küçük kızı, yaşadığı dönemden habersiz, hayata umutla, sevgiyle bakan ve bugünlerin hayalini kuran biriydi. Çalışkandı, sevecen, canayakın, çok çok kibar ve çok duygusaldı.

* Konservatuar yıllarınıza gidelim. Mesela sizin sınıfta ünlü olan isimler kimlerdi? Neler yaşadınız, anılarda kalan acı tatlı izleri bizimle paylaşır mısınız?

ZARA: Mahsun Kırmızıgül, Zeynep, Nalan, Umut Akyürek, Oktay Bora Ertuğrul, Grup Vitamin, Uğur Murathan, Yudum, Alişan, Funda Arar okuldan tanıdığım arkadaşlarımdı. Her dönemim gibi, bana özel ve düşünürken gözlerimin dolduğu dönemler. Çok güzel paylaşımlarımız olmuştur. Bir çoğumuz okuldaki zamanımızın dışında, dışarda da çalışıyorduk. Ortak projelerde de bulunduğum olmuştu.

* Kısa sürse de, TRT yıllarınızda var kariyerinizde. O yılları anlatmanızı istesek?

ZARA: Evet. O da benim için unutulmaz anılarımdan biridir. Bir okuldur TRT ve çok ciddi disiplinle çalışılır. Şeflerimiz ve bizden kıdemli ses ve saz sanatçıları da, hocalarımız gibiydi. Onlardan hem sahne, hem canlı yayın, hem de müziğe dair, hayata dair, halk müziğine dair çok şeyler öğrendim. Hepsini çok seviyor ve çok özlüyorum.

* 1998 yılında büyük ses getiren “Avuntu” albümünüzü piyasaya sürüp çok iyi bir çıkış yaptınız. Her albümünüz bir diğerinden daha fazla sattı. En çok hangi albümünüz içinize sindi? Satış konusunda hangi albümünüz beklentilerinizin üzerinde oldu?

ZARA: Tüm albümlerim benim için özeldir. Hepsi büyük hayallerle, büyük emeklerle yapılmış ve en önemlisi sunum olarak beklentilerin üzerinde hazırlanmıştır. Hiçbirini bir diğerinden ayıramam. Anlatmak istediğimiz şey ise; türkülerimiz, şarkılarımız bizim kendi kültürümüzdür. Türkü okuyan şarkı okumaya da meyilli ise başarabilir, her yöre bir ağız tarafından okunabilir.

* Gelelim son albüme. “Bahar” bu yaza damgasını vuran çalışmalardandı. Kimlerle çalıştınız? Repertuarı nasıl belirlediniz?

ZARA: Repertuar seçimleri bana ait. Sevgili İbrahim Şentürker ile beraber yönettik. Türkiye’nin çok değerli müzisyenleri Nurhat Şensesli, Burç Şensesli, Volkan Öktem, Erdem Sökmen, Ali Koç, Ali Yılmaz, Mehmet Akatay, Osman Aktaş, Nejat Özgür, Bekir Sakarya, Kirpi Bülent, Hasan Gözetlik, Göksun Çavdar, Kempa Yaylı Grubu, Murat Emre, Murat Aydemir, Halil Çokyürekli, İbrahim Şentürker, Baki Kemancı, İsmail Altunsaray, Uğur Varol ve Arif Azertürk ile çalıştık. Bu albüm benim için bambaşkadır, Zr Mzik etiketiyle çıktı ve her şeyiyle bizzat kendim ilgilendim.

* Zara “Bahar” da yorumculuğunun yanı sıra yapımcı kimliğiyle de yer alıyor. Yapımcılık zor mu?

ZARA: Tabi ki benim aşkım müzik. Bir anlamda zorunda olduğum için yapımcılık hayatıma girdi. Ama ben zoru severim. O nedenle elimden geleni yapmaya çalıştım. Hoşuma da gitmedi değil...

* İlk klip “Tez Gel Yarim”e geldi. Herkes gibi biz de merakla ikinci klibi bekliyoruz. Hangi parçaya çekmeyi düşünüyorsunuz. (Bizce “Aşk Bir Izdırap” olmalı)

ZARA: ‘Aşk Bir Izdırap’ ve ‘Son Fasıl’ başabaş gidiyor. Hala karar veremedik L

* Zara hiç kuşkusuz ki türkülerin büyük yorumcusudur. Ama bunun yanı sıra Türk Müziğini de oldukça başarılı yorumluyorsunuz. Türk Müziği okuma fikri ve cesareti nasıl oluştu?

ZARA: Müzik sadece para kazanayım, çok ünlü olayım diye yapılmaz. Müziği damarlarınızda hissetmelisiniz. Bu olursa ancak, karşınızdaki insanlar da sizin hissettiğinizi alır ve hisseder. Bu duygular zamanla şekillenince size görevler verilir. İşte benim olayımda da, çok değerli bir büyüğüm bu konuyu açmış ve ‘Sadece Halk Müziği’yle değil, Sanat Müziği’yle de hizmetine devam etmelisin’ demişti. Bu benim için yeterli cesareti ve sunumu barındıran bir cümleydi.

* Halk Müziği’nin şu andaki konumunu nasıl buluyorsunuz? Sizce hak ettiği yerde mi?

ZARA: Bu soruyla çok sık karşılaşıyorum. Gerek Halk Müziği ve gerek Sanat Müziği bizim öz değerlerimizi barındıran, bizi bize anlatan kültürümüz. Bu tarzlar, hep olması gerektiği yerde, yani çok yukarıdadırlar. Burada şöyle bir ince çizgi var ki, biz o yukarılara ulaşabiliyor muyuz demek lazım. Yani bu güzellikleri anlamak için belli donanımlara sahip olmak, belli bir müzikaliteyi sindirmek gerekir.

* Eskiye nazaran daha fazla türkü albümleri yapılır oldu. Yeni gelen türkücüleri nasıl buluyorsunuz? Sizce türküleri gerçekten başarılı yorumlayabiliyorlar mı? Yeni türkücülerden en çok kimleri beğeniyorsunuz?

ZARA: Öncelikle “türkücü, şarkıcı” tabirlerini çok itici buluyorum. Bunun yerine “halk müziği yorumcusu” demek daha sıcak bana göre. Sorunuza gelince; kendi adıma çok mutlu oluyorum. Çünkü şu an moda olan tarzları deneyip çok ses getirmek yerine, kendi özlerine bir ahde vefadır bu çalışmalar. Bütün arkadaşlarımı alkışlıyor ve destekliyorum. Çok güzel yorumluyor ve çok candan okuyorlar. Konservatuarlardan ve halk eğitim merkezlerinden, hatta amatör ya da profesyonel koro çalışmalarından yetişen bilinçli bir gençlik var bu sahaya sahip çıkan. Hepsine helal size arkadaşlar diyorum…

* Peki Zara özel yaşantısında kimleri dinler?

ZARA: İşini doğru dürüst yapan herkesi kendime örnek alırım ama, ibret almasını da bilirim her şeyden. Ne varsa insan için. Etrafımıza bakınca o kadar çok eğitici olay var ki, yeter ki görmek isteyelim. Beni yetiştiren çok değerli hocalarım, büyüklerim, ailem benim vazgeçilmez öğretmenlerimdir. Bu işin insanlık kısmı. Gelelim müziğe; kulağıma hoş gelen, belli bir birikimi olan, hissettiğini bana hissettirebilen her tür müziği dinlerim. İster tek enstrüman olsun, ister senfoni hiç farketmez.Yeter ki gerçek müzik olsun, akustik olsun. Bilgisayar müziğini dinlerim ama etkilenmem. Bana, içime hitap edecek çalışmalar lazım.

* Yeni ve sıradan bir güne başladınız. Sonrasını bize anlatır mısınız? Zara bir gününü nasıl geçirir? Yemek, temizlik, ütü yapar mı? Örgü örer mi, araba kullanır mı?

ZARA: Bunların hepsini zamanında yaptım. Yemek yapmayı çok severim beni dinlendirir. Ama ayda yılda bir defa yapabiliyorum. Şimdi araba kullanmaya bile vaktim yok. Sağolsun yanımdaki arkadaşlar elimi sıcaktan soğuğa koydurmuyorlar. Ama bu halde bile işlerime zor yetişiyorum.

* Ekranlara en fazla yakışan yüzlerden birisiniz ve ne yazık ki bir süredir ekranları bu güzellikten mahrum bırakıyorsunuz. Televizyonlar için yeni bir proje var mı? Özellikle “Tanrı Misafiri” gibi bir program bekliyoruz sizden.

ZARA: Evet çok projemiz var ama, henüz birini bile hayata geçirmeye vaktimiz olmadı. İnşallah yakında bir süpriz olur.

* Geçtiğimiz günlerde Cumhurbaşkanımız Sayın Abdullah Gül’ün davetlisi olarak köşke çıktınız. Neler hissettiniz ve neler yaşadınız?

ZARA: Çok mutlu oldum. Orada bulunan en genç kişi ve tek kadındım. Etrafımda işinin en başarılı isimleri ve Cumhurbaşkanımız vardı. Anlatılmaz tabii yaşanır ama, binlerce kez şükrettim Yüce Rabbime. İşi dolayısıyla başarılı sayılan ve bu konuda söz sahibi bir kişi olarak da orada bulunmak onur vericiydi.

* İleride tekrar evlenip, çocuk sahibi olmayı düşünüyor musunuz?

ZARA: Yani bunları konuşmak için çok erken ama, şu an çok iyiyim. Evlilik çok zor ve çok sorumluluk gerektiriyor. Şu an bunları konuşmak için çok erken olduğunu düşünüyorum…

* Sevgili Zara ayırdığınız zaman için çok teşekkür ediyoruz size…

ZARA: Çok teşekkür ederim ben de sizlere. http://www.zarahayranlari.com/ gençlik kulübündeki arkadaşlarıma da, destekleri ve güzel temennileri için teşekkür ederim.

   
 Yorum Oku

 

Bulunmamıştır.

 

 Diğer Röportajlar

[Tümü

 

ü c r e t s i z    ü y e l i k   b a ş v u r u s u   y a p ı n

 © 2006 - 2008 Tüm hakları saklıdır. muzikram.com Bir UMUT RADYO TV PRODÜKSİYON A.Ş. Kuruluşudur.