Bu ayki röportaj konuklarımızdan biri de, müziğin genç ve yeni seslerinden biri olan Taha Özer oldu. İşte, sesini ve yorumunu beğendiğimiz Taha Özer’i daha yakından tanımak ve tanıtmak için gerçekleştirdiğimiz sohbetimizden sayfalarımıza yansıyanlar…

* İlk albümünüz ``Davet``i incelediğimizde, Sezen Aksu, Mustafa Ceceli, Ümit Sayın gibi çok önemli isimlerin bir araya geldiğini görüyoruz. Davet`ten bahseder misiniz öncelikle… Neler düşünülerek, hangi beklentilerle hazırlandı albüm?
TAHA: Müzik insanları hep bir yerlere davet eder. Her şarkıda bir davet vardır. ‘Hadi git’ derken bile, şarkı sizi güçlü olduğunuzu göstermeye davet eder. Sezen Aksu, Mustafa Ceceli, Ümit Sayın, Habil Ceyhan, Fettah Can, Kıvanch K. gibi isimlerle çalışmayı önce hayal ettim ve sonra gerçekleştirdim. Albümü hazırlarken tamamen olabileceklerin en iyisinin olması oldu tek hayalim. ‘Ben kimlerle çalışırsam bu işi iyi yapabilirim, kendi yeteneğimi hatasız bir şekilde yansıtabilirim’ idi düşüncem. Sezen Aksu’ya baktığımda devleşmiş bir müzik idolü görüyorum. Bir şehrin her yerini görebilen bir gökdelen gibi… Ve kendimi de o gökdelenin bir katında beklentileri doğrultusunda tırmanışa hazır bir yerde görüyorum. Bu işe bir emek harcıyorum ve emeklerimin karşılığı tabii ki tüm beklentim.
* Biyografinizi incelediğimizde Yeditepe Üniversitesi İngiliz Dili ve Edebiyatı Bölümü 2. sınıf öğrencisi olduğunuzu gördük. Aynı zamanda hem okulu, hem müzik çalışmalarını ve özellikle de bu yoğun promosyon dönemini bir arada yürütmek zor olmuyor mu?
TAHA: Bu soru için çok teşekkür ediyorum. Çünkü bu sıralar yoğunluğumdan okula gitmeye fırsat bulamayışımı, bir şekilde eğitimcilerle paylaşmam gerekiyordu. Okul benim için sosyal ortamı ifade ediyor. Çok iyi veya gurur verici bir öğrenci olamadım hayatta hiç… Hem okul, hem albüm; aynı anda süreçlerin çakıştığı durumlarda zor oluyor tabii ki. Önceliğim ise tabii ki Müzik :)
* Okuduğunuz bölümden apayrı bir mesleği icra etmeye çalışıyorsunuz. Bu anlamda, albüm öncesi müzikle alakalı bir eğitim aldınız mı?
TAHA: İlkokuldayken konservatuar eğitimi almaya başlamamla ve müzikle alakalı sürekli kendimi geliştirmeye çalışmamla yıllarca devam etti müzikle olan ilişkim. Albümü hazırlamadan önce Sayın Emel Şenocak’tan 1 yıl boyunca şan dersleri aldım ve kendimi hazır hissettiğimde ‘Merhaba’ dedim yeni hayatıma …
* İlk albümünü çıkarmış bir isim olarak, kalıcı olmak adına neler yapmayı düşünüyorsunuz? Özellikle müzik sektörünün zor günler yaşadığı bu dönemlerde yeni albüm çıkarmak gerçekten büyük cesaret işi…
TAHA: Kesinlikle öyle, fakat şöyle de bir şey var ki; bu sektörde raflara baktığınızda ‘Artık yeni birileri gelsin’ diyor insan istemeden. Bize yol açmalılar… Önümüzü tıkamak ve bizi uzaklaştırmak yerine !!!
Bu sektörde herkes ölene kadar, olduğu yerde kalmak istiyor; ama ne yazık ki bu çok zor. Bizim gibi genç ve dinamik olan, bunu amaç edinip emek veren herkesin yolu açılmalı.
Kalıcı olmak için, tamamen yaptığınız işin farkına varılması gerekiyor. Gerek izleyici ve dinleyici, gerekse görsel ve işitsel medya tarafından beğeni kazanmanız ve kendinizi yenilemeyi başarmanız yeterli.
* Sezen Aksu imzası taşıyan iki şarkıya yer vermişsiniz albümünüzde… Bu şarkılar zaten daha önceden iki başarılı kadın vokal ( Aşkın Nur Yengi ve Yonca Evcimik ) tarafından seslendirilmiş ve hit olmuş şarkılar… Neden yeni bir Sezen Aksu şarkısı yorumlamak yerine, yakın dönemde hit olmuş bu şarkıları okumayı seçtiniz?
TAHA: Bu bahsetmiş olduğunuz şarkılar, bugün çıkmış olsaydı bile ben büyük bir keyifle dinler ve yine inanılmaz zevk alırdım. Benim unutamadığım favori şarkılarım arasında baş sırada olmaları ve hayatımla olan bağlantıları beni onları tekrar yorumlamaya yönlendirdi belki de.. Gelişen müzik dünyası da bu şarkıları bugün bu şekilde yorumlamaya olanak sağladı ve yine hit olabilme şansları olduğunu gösterdi bana. Ben çok inandım ve büyük bir zevkle seslendirdim bu parçaları. Sezen Aksu’nun güzel yüreğine sağlık…
* Hepimiz biliyoruz ki, radyolardan gelen tepkilerin çok önemlidir ve müziğin asıl nabzı radyolarda atar. Radyoların tepkisi nasıl?
TAHA: Radyolar benim için de çok önemli ve müzik piyasasında çok önemli bir yere sahip. Çok güzel tepkiler alıyorum ve listelerde olduğumu görmek de beni ayrı bir mutlu ediyor.
* Elbette görsellik de albümün tanıtımında büyük önem taşıyor. ``Davet`` albümünün görsellik yönü hakkında neler düşünüldü? Nasıl yola çıkıldı?
TAHA: Görsellik benim için sadece albümümle bağlantılı olmayan bir kavram. Benim için yaptığım tüm işlerde en önemli şeyler arasındadır.
Günlük hayatımda, giyim tarzımda, yaşadığım ilişkilerde hep en ön sıralarda olmuştur görsellik
. Davet albümünde de fotoğraflarımız Cengiz Dikbaş ve Zeynel Abidin tarafından çekildi. Görsel bizim için çok önemliydi, kışkırtan bir albüm kapağı yapmak istedik. Tüm bu çalışmalar içerisinde bir müzik şirketinin sahibi olan Sayın Onur Özışık bize büyük destek vermiştir.
* Albümle ilgili planladığınız etkinlikleri öğrenebilir miyiz? Yeni klip çalışması, imza günleri ya da sahne çalışmalarınızdan bahsedelim biraz da…
TAHA: Albüm yaklaşık 2 ay gibi bir süredir piyasada ve buna rağmen bir çok konser, imza günü ve Tv programlarına katıldık, bir çok radyoya konuk olduk ve bir çok röportaj verdik. Resmi web sitem http://www.tahaozer.com/ adresinden Taha’dan haberler isimli kısma bakıldığında; bu güne kadar yapmış olduğum tüm aktiviteler ve yapacağım her şey anı anına bulunuyor. Önümüzdeki günlerde ‘Günaha Davet’ isimli parçanın Murad Küçük tarafından çekilen klibini ekranlarda görmeye başlayacaksınız.
* Bütün bu koşturmaca dışında günlük hayatında nasıl bir hayatı vardır Taha Özer`in? Nelerden keyif alır, nelerdir vazgeçilmezleri ?
TAHA: Sabahları erken bir saatte uyandıktan sonra, gün hemen başlıyor benim için… Hayatımda aktif olarak yaptığım şeyler çok fazla, bunlarda hayatımın yoğun olması için yetiyor ve artıyor. Albüm ile alakalı bir toplantı, hemen arkasından yetişmek zorunda olduğum bir ders, görev aldığım bir özel firmayla katılmak zorunda olduğum bir toplantı, şan dersi ,dans dersi, haftada 5 gün yapmam gereken sporum ve bütün bunların yanında zaman geçirmekten zevk aldığım kişiler. Ben insan anlamında çok seçiciyim, hayatımda sadece iki dostum var ve sürekli istem dışı değişen arkadaşlarım…
Aşık olup bir an her şeyi unutabilmek isterdim ben de…
* Albüm ve sahne çalışmaları dışında televizyon programı hazırlamak ya da dizilerde rol almak gibi bir düşünceniz var mı? Bu konuya sıcak bakıyor musunuz yoksa öncelik her zaman müzikte mi olacak?
TAHA: Evet böyle bir isteğim var, oyuncu olmak mutlaka başaracağıma inandığım bir meslek. Müzik benim için daha önde gelse bile, oyuncu olmayı da düşünüyorum. Bunu yaparken kendimden katabileceğim çok şey olduğuna inanıyorum. Bir televizyon programına ise, şu an değil ama ileride çok sıcak bakabilirim. Aslında bu hayatta benim ne yapacağım fazla belli olmuyor. Anımı yaşamasını çok seven bir insanım. Mutlu edilebilmesi zor bir insanım, beni mutlu eden ne ise onu yapmama kimse engel olamaz.
* Müzikram Dergisi aracılığıyla dinleyicilerinize ve okurlarımıza son olarak neler söylemek istersiniz?
TAHA: Herkese sevgilerimi yolluyorum ve onları çok öpüyorum … Dinamizm’e ve heyecana devam…
Hayat zevk almak ve iyilik etmek içindir….