Aşk… Dünyanın en eski ve en vazgeçilmez duygusu. İnsanın yakalandığında ayaklarını yerden kesen, gözünün başka hiçbir şey görmesine izin vermeyen muhteşem duygu. Kimi aşkını içe dönük yaşarken, kimi de duygu seliyle tüm çevresini sarıp sarmalar. Bazı insanlara aşk, diğerlerinden daha çok yakışır. Çünkü o aşkı en doyasıya yaşayan, aşkın hakkını veren kişidir.
Müzikte de aşkla süslenen melodiler hep daha çok rağbet görüp, daha sevildi. Müzik dünyasını kurtarma muhabbetlerinde sektörün küçülme sebeplerinden biri olarak da, artık iyi bestelerin, anlamlı aşk şarkılarının yapılmadığı, iyi şarkıların çıkmadığı konuşulur. Evet doğru aslında. Genelde müzisyenler şarkılarını sipariş üzerine yapmaya başladılar. Aşk’ın yönlendirdiği, bir aşığın yapmış olduğu şarkıların sayısı ne yazık ki eskisi kadar çok değil. Ama az da olsa notalarını aşkla bir araya getirip, çıkan duygu yüklü melodileri sözlerle birleştirip şarkı yapıp, sevenleriyle buluşturan sanatçılar da var camiada.
Popüler kimliğe sahip olan insanlarda var olan ‘ben’ duygusunun aşkı törpülediğini ve bu nedenle o kişilerin aşklarını aşk gibi yaşayamadıklarını söyleyen araştırmalara inat; aşklarını ‘ben’ duygusundan arındırarak; doyasıya, hakkını vererek yaşayan ve bunu müziğine konu eden, Pop Müziği’nin “Aşk Kadını”, “Aşkı müziğine en iyi yansıtan” ismi Deniz Seki’yi bu sayıda kapağımıza taşıdık.
İstanbul’da dünyaya gelen Deniz Seki için, ortaokulu ve liseyi yatılı okuduğu Çamlıca Kız Lisesi’nde başladı büyük müzik tutkusu. Liseyi bitirdiği yıl almış olduğu sertifikalarla 1 yıl boyunca güzellik uzmanı ve estetisyen olarak çalıştı. Bu iş ona göre değildi. Keyif almadığı işi yapmak istemedi ve TRT İstanbul Televizyonu’nun açmış olduğu sunuculuk sınavına girerek başarılı oldu ve TRT’ de sunucu olarak çalışmaya başladı. Sunuculuk da aslında onu tatmin etmiyordu. Onun içinde bitmez tükenmez bir müzik aşkı vardı. Bu aşk onu müzisyen olma konusunda kamçılıyor, bu kamçılama da onu bu konuda girişimlerde bulunmaya sevk ediyordu. Hani Türk filmlerinde tesadüf konusu çok işlenir de, bizlerde ‘Bu kadar olmaz’ deriz ya… Aslında bu hayatın içinde olan ve birçoğumuzun başına gelebilen bir şeydir. İşte bir tesadüf de Deniz Seki’nin merhum Melih Kibar’la tanışmasına vesile oldu.
Müziği çok iyi bilen ve iyi müzisyeni duruşundan anlayabilecek bir yeteneğe sahip olan Melih Kibar, Deniz Seki’yi stüdyosuna davet eder. Bu davet aslında her şeyin başlangıcıdır. Deniz Seki artık reklam filmlerini seslendirmeye başlar. Melih Kibar’la birlikte çalışması ona çok iyi bir referans olur ve o yılların en popüler isimleri olan Kenan Doğulu, Emel Müftüoğlu, Ege, Ferda Anıl Yarkın, Zuhal Olcay ve Yaşar gibi sanatçılara vokal yapar.
1995 yılı Deniz Seki için tam bir dönüm noktasıdır. Show TV’de yayınlanan ‘Pop – Show’ adlı yarışmaya kendi bestesi olan şarkıyla katılarak yarışmada birinci oldu. Dalgalı ve uzun saçları, kloş kısa eteği ve sonucun açıklandığı anda iki eliyle yüzünü tuttuğu görüntüsü hala zihinlerde. Daha önce Melih Kibar’ın ilk gördüğünde ileride bir star olacağını tahmin ettiği Deniz Seki; bu yarışmada duruşu, sesi ve yorumuyla tüm Türkiye’nin ve özellikle de müzik otoritelerinin ileride en büyük Pop Starlar’dan biri olacağı yönünde dikkatlerini çekmeyi başardı.
Yarışmada elde ettiği birincilik onu albüm yapmaya sevk etti. 2 yıllık bir çalışmanın sonunda 1997 yılında “Hiç Kimse Değilim” adlı albümünü çıkardı. Bu onun ilk albümüydü ama, Pop Müziği’nin Kraliçesi Sezen Aksu o dönem fırtınalı bir aşk yaşadığı gazeteci sevgilisi Ahmet Utku için yapmış olduğu “Ahmet” şarkısını Deniz Seki’ye vermişti. Bu parçayla iyi bir çıkış yapan Deniz Seki, ardından şu günlerde İbrahim Tatlıses’in yeniden yorumladığı ve oldukça popüler olan Yıldız Tilbe’nin “Kop Gel Günahlardan” adlı parçasına çektiği klip ile Pop Müzik’te kalıcı olacağının sinyallerini verdi.
Daha önceleri de şarkılar yazan Deniz Seki, ilk albümünün ardından hem yaşanmışlıklarından güç alarak, hem de bestekarlık yanını daha çok keşfetmesiyle; imza attığı parça sayısını arttırdı.
Hatta Gülben Ergen’e şarkılarını vererek sadece yorumcu olmadığını göstermeye başladı. 1999 yılında çıkardığı “Anlattım” adlı albümünde ise kendi şarkılarını seslendirdi. 2002 yılında “Şeffaf” ı çıkaran Deniz Seki, 70’li yılların en popüler şarkılarından oluşan “Aşkların En Güzeli” adlı albümünü ise 2003 yılında sevenlerine armağan etti. O bu albümü yaparken, aslında sevdiği ve kaybolmamasını istediği şarkıları bir araya getirmekti tek amacı. Seçilen parçalar o kadar iyi, yorum da o kadar güzeldi ki; bu arşiv albümü çok beğenildi ve iyi sattı. Gönül Akkor’un yıllar önce okuduğu “Böyle Gelmiş Böyle Gider” parçasına çekilen klip ve oradaki şarkının özünü bozmadan yapılan yorum hala akıllarımızda.
2004 yılıyla birlikte artık Deniz Seki’yi her hafta ekranlarda görmeye başlayacağımız bir sürece giriyorduk. Elemelerin yapıldığı zaman pek anlaşılamayan, ancak yarışma başlar başlamaz dikkatleri üzerine çeken ‘Pop Star Türkiye’ yarışmasının jüri üyesi olan Deniz Seki, artık müzikte bir otorite olarak kabul edilmişti. Yarışma reyting rekorları kırarken, o sözünün arkasında durmak adına yarışma jürisini bırakıp bir süreliğine de olsa ekranlardan uzak kaldı. Herkes onun reklam yaptığını, bir sonraki hafta yarışmaya döneceğini konuşurken, o ilkeli duruşunu sürdürüp yarışmaya dönmedi. Ardından başka başka yarışmalarda jüri olarak görev yapmaya başlayan Deniz Seki; artık yapımcılığa soyunma vakti diyerek 2005 yılında Seki Müziği kurdu. Ve aynı yıl müzikal kariyerinin en başarılı albümü sayılabilecek “Aşk Denizi” adlı çalışmaya imza attı.
İnternetin ülkemizde gelişmesi ile birlikte, artık korsan kaset satanların bile kan ağladığı bir dönemde yapımcılığa soyunacak kadar cesur olan Deniz Seki; diğer yapımcıların albüm satışlarının oldukça düşmesi sebebiyle bütçeleri indirdikleri bu zamanda masraflı bir albüme imza attı. Albümün içinde albümün hazırlıklarına başlanılan ilk günden albümün çıktığı son güne kadar yaşananların yer aldığı bir VCD de yer aldı. Bu ilginç çalışma Deniz Seki sevenlerinin oldukça beğenisini ve takdirini topladı.
“Doyamadım, Masal, Bırakma Beni, Affedemem, Üzgünüm Aşkım, Bu Şehre Sonbahar Geldi” şarkıları dillere dolanıp her biri kliplenirken, Deniz Seki bu arada bir yandan da yeni albümünün hazırlıklarını başlatmıştı bile.
Ancak albüm çıktı çıkacak derken sürekli erteleniyordu. Çünkü duygusal açından oldukça yoğun bir dönem geçiren Deniz Seki; duygularının meyvesi olan yeni şarkılar yapıyor, bu yeni şarkılarda albüm çıkış tarihini sürekli erteliyordu. İşte çıktı, çıkacak, çıkıyor derken geçtiğimiz ay büyük merakla beklenen “Sahici” nihayet raflardaki yerini aldı.
Pop Müziği’nin bizce son dönemlerdeki en iyi söz yazarlarından, bestecilerinden ve her şeyden önemlisi yorumcularından biri olan Deniz Seki, bu yılın en güzel albümlerinden birine imza atınca biz de soluğu yanında aldık. Yalnız Deniz Seki’ye gitmeden önce, sanatçının resmi internet sitesi olan http://www.denizseki.com/ da yer alan forumda birbirleriyle sürekli haberleşen ve çok sıkı Deniz Seki Fan’ı olan kişilerden Deniz Seki hakkında yorumlar aldık.
GÖKHAN (grafibycimo) : “Tamamen sevgiyle yoğrulmuş bir insan… Farklı ses tonuyla güçlü yorumunu birleştirip, yaratıcılığının yanı sıra, titiz seçiciliğiyle mükemmel eserleri bizlere sunarak gerçek aşkı en iyi şekilde dile getiriyor. Halkın hafızasında, müziğe ve aşka aşık biri olarak ismi kazınmış olan bu insan, sanata karşı olan bağlılığı ve eserlerini iş olsun diye değil, yaşayarak hissederek seslendiriyor. Uzun lafın kısası, “denizSeki insanlığın sahip olduğu bulunmaz bir değerdir.” Kendisinin mutlu, umutlu ve huzurlu, aşk dolu bir hayat geçirmesini temenni ediyorum. Seni seviyoruz DenizSeki"
MEHMET DURMAZ (miyaw): “Deniz sevgisi anlatılmaz yaşanır. Her insan birilerine hayran olabilir ama, ona hayran olmak çok farklı. Herkesten daha değişik bir havası, duruşu var her şeyden önce. Taa çocukluğumdan beri var hayatımda ve şarkıları, söyleyişi vs her şeyiyle ben yansıtıyor. Bunun için Deniz Seki sevgisi vazgeçilmez bende. Hiç azalmadı hep arttı.”
ALP EREN BAŞBUĞA (iloveyoudenizseki) : “ O bir star, çıktığı ilk günden beri kendini dinletebilen harika bir sanatçı, güzelliği ve sesi ile insanların kalbinde taht kurmuş olan nadir sanatçılardan, hiç kimseyle polemiğe girmeden buralara kadar gelebilen tek sanatçı Deniz Seki… Onu kendimden çok seviyorum”
GÜLCAN DEMİR (masalım) : “Deniz Sekiyi anlatmaya kelimeler yetmez onu gerçekten sevmek bambaşka bir duygu. Bize o kadar sıcak ki, yanına gittiğimizde öyle bir sarılması var ki, aşkım o benim ya… Onu gerçekten çok seviyorum. Her zamanda seveceğim. Müziğine olan aşkı, saygısı, harcadığı emeği, yazdığı bütün sözler, besteler mükemmel ötesi. Müthiş bir insan, yalansız, bildiğini söyleyen kimsenin arkasından konuşmayan, kimseyle polemiğe girmeyen sadece müziğini yapan yani tek kelimeyle süper birisi o
MUSTAFA YILMAZ (musti) : “Denizseki’nin sesi melek gibidir... Onu dinleyince mest olursunuz... Bizler denizSeki şarkı söylemeye devam ettikçe hep onun yanında olacağız... Hep hak ettiği şekilde onu temsil edeceğiz... Her zaman deniz Seki’yi dinlemeye devam edeceğiz... denizSeki.com’u her zaman yaşatacağız.”
KENAN HIZLI (seçilmiş kişi) :Ne aldığı verdiği kiloları, ne sevgililerini, ne özel hayatını merak ediyoruz. Tek umursadığımız O’nun mutluluğu ve bize her biri armağan olan söylediği, söyleyeceği şarkıları. Hiçbir sanatçının bize örnek olmak gibi bir sorumluluğu yok. Herkesin doğrusu yanlışı kendine. Magazinciler her şeyi kendi istedikleri gibi değiştirip yazabiliyorlar bazen. Bununla ilgilenmiyoruz. Çünkü bildiğimiz ve inandığımız bir şey var : O aşkı kalbiyle yaşıyor ve tüm şarkılarını bize kalbinden gelen melek sesiyle söylüyor. Yepyeni albümünün ismi kadar SAHİCİ duygularla seviyoruz onu…”
Gentle Halim : Denizler gibi duru ve berrak her duyguyu yaşıyorum seninle,
Karanlık gecelerim aydınlanıyor senin gözlerinle,
Her gecemde ayrı bir heyecan, ayrı bir sevgi,
İçimde yaşattım senin sevgini her anımda…
Pelin: Deniz Seki`yi kelimelerle anlatmak çok güç. Deniz Seki olağanüstü biri, en güvendiğim, inandığım, davranışlarında şarkılarında kendimi bulduğum ve çok çok çok sevdiğim TEK SANATÇI. Onu görmeden, izlemeden, yakından takip etmeden onu anlamak çok güç. O muhteşem bir insan her yönüyle... Seni çok seviyoruz Deniz’im, her zaman yanında olacağımızı hiçbir zaman unutma...
EMRE TOPLUTEPE (deniz_gözlüm) : “denizim masmavim benim ilk önce seni çok sevdiğimi söylemek istiyorum . o kadar büyülüyorsun ki beni adeta olağan üstü oluyorum kendimce ! elim adını elime aldığımda dilimin sürstügü şarkını söylerken sana yakamoz , masal , doyamadım , ey kalbim diye seslenirken her şeyim anlamsız oluyor …. Sen varsan ben varım sen yoksan ben yokum …seni çok seviyorum
Fanlar Deniz Seki hakkında bunları söylerken, bakın Deniz Seki’de yapmış olduğumuz röportajda bize şu cevapları verdi…
M : “Aşk Denizi” nden sonra tam 3 yıl bekledi sizi sevenler yeni bir albüm için. Ortalama 1 – 1.5 yılda bir albüm yapanlara inat siz albümlerinizi hep aralıklarla yapıyorsunuz, neden?
DS : Öncelikle albümlerim ömürlük olsun istiyorum. Hiçbir zaman ticari kaygılarla müziğimi şekillendirmedim. Şarkılarımı kendim yazdığım için albümlerim ısmarlama olmuyor. Hatta Sahici albümümde 16 şarkı var. Çoğu insan ‘İki albüm yap, bu kadar şarkı tek albüm için çok fazla’ dedi. Ama ben bunun doğru olmadığına inanıyorum. Dinleyicilerimle paylaşma vakti geldiği için, hiçbir şarkımı başka albümlere saklamıyorum. Ayrıca albümün tüm süreçlerinde ben de oluyorum. Bu o kadar kolay değil. İçime sinene kadar, gerçekten ‘oldu’ diyene kadar bekleme taraftarıyım. O nedenle Aşk Deniz albümümden bu yana 3 sene geçti.
M : “Sahici” aslında 2008’in ilk aylarında çıkacakken, Ağustos’a kadar sarktı. Neden?
DS : Biraz önce de dediğim gibi, her şeyden önce kaliteli ve içime sinen bir prodüksiyon olsun istiyorum. Bir de sürekli yeni bir şarkı yazdığım için, albümümün çıkış süresi gecikiyor. Hatta ‘Albüm neden bir türlü bitmiyor’ diye ekibimle konuşurken, bir baktık ki neredeyse haftada bir şarkı ekliyoruz. Doğal olarak yeni şarkı, yeni aranje, stüdyoda okuma aşaması derken albüm uzuyor tabii ki.
M : Aşk, Deniz Seki’yi müzikal manada besledi diyebilir miyiz?
DS : Her zaman aşk benim besin kaynağım tabii ki. Yaşadıklarım üretim sürecimde benim en değerli hazinem. Ben nota bilmiyorum, ama tanrı bana böyle bir yetenek bahşetmiş. Ne kadar şanslıyım ki, bunu da şarkılarıma döküyorum.
M : “Sahici” çok büyük bir bütçe ile hazırlanmış bir albüme benziyor. Özellikle albüm kapağını çok beğendik. Yaldızlar, kabartmalar kimin fikriydi?
DS : Sahici, gerçekten profesyonelliklerine çok inandığım başarılı bir ekibin ortak eseri. Tek başıma bunu başaramazdım. Kostüm tasarımından, albüm kapak tasarımına kadar, fotoğraflardan basın stratejisine kadar hiçbir detayı atlamamaya özen gösterdik. Defalarca toplantılar yaptık. Değerli müzik insanlarıyla ortak bir ruhta buluşarak gerçekleştirdiğimiz albümümün müzikal süreci, imaj ve tasarım sürecinde de aynı ruh ile devam etti.
Cengiz Abazoğlu’nun kostümleri, Lara Sayılgan’ın fotoğrafları, Yetkin Başarır`ın görsel yönetmenliğiyle gerçekleşen albüm tasarımım benim de çok içime sindi.
M : Deniz Seki müzik dünyasının en güzel kadınlarından biri. Bu güzelliğinizi fotoğraflara yansıtırken, her albümde olduğu gibi bu albümünüzde de oldukça başarılı olmuşsunuz. Albüm görselleri hakkında ne diyeceksiniz?
DS : Teşekkür ederim güzel sözleriniz için. Güzellik göreceli bir kavram ama, ben önce kendimi seviyorum. Önemli olan kendini sevmek. Ruhun yüze yansımasıdır güzellik diye düşünüyorum. Albüm fotoğraflarını ben de çok beğendim. Lara Sayılgan son zamanlarda başarılı çalışmalarıyla dikkatimi çekmişti. Onunla çalışmayı tercih ettim ve sonucundan da çok mutluyum.
M : Albüm günümüzde yaşanan sahte aşklara inat, Sahici aşklara ithaf edilmiş. Aşk’ın yalanı olmaz aslında... Siz de bir aşk kadını olarak albümü sahici aşklara ithaf ederken, aslında bunu mu vurgulamak istediniz?
DS : Aşk artık o kadar çabuk tüketiliyor ki, aslında hoşlanmayı ya da ilgilenmeyi aşk ile karıştırıyorlar. Ben gerçek anlamda aşkı yaşayanlara adamak istedim bu albümü. Gerçek olan, sahici olan aşklara…
M : Hüsnü Bey’le birlikte düet yaptığınız “Adaletsiz Seçim” bir ayrılık şarkısı. Neden bir aşk şarkısı değil de, ayrılık şarkısını okudunuz?
DS : O şarkı düet yapmaya çok müsait bir şarkıydı. Özellikle düet yapalım diye yola çıkmadık. Baktık ki şarkı o kadar özel ve düete o kadar müsait ki, düet yapmak kaçınılmazdı.
M : Albümde ilk besteniz olan “Yine Hüzün” de yer almakta. Bu kadar güzel bir parçayı neden bu kadar beklettiniz?
DS : Yine Hüzün benim ilk bestelerimden biri. Yıllar önce başlamıştım ama bitirememiştim şarkıyı. Onun da zamanı gelmiş diyorum, bu albüme tamamladım ve dinleyicilerimle paylaştım.
M : Bir röportajınızda “"Sahici" albümü benim kendimle yüzleşme albümüm oldu. Sadece yaşadığım şeyleri ve aşkı anlatmıyorum. Kendimle yüzleştiğim çok şarkı var.” demişsiniz. Biraz açsak bu cümleyi…
DS : Evet bu albümde bana sorulan bir çok sorunun cevabı var. Yaşadığım süreçte sessiz kalmayı tercih ettim. Yaşadıklarımı şarkılarımla ifade ettim. Doğal olarak, kendime çok şey sordum. Bazen dışarıdan baktım kendime, bazen üzüldüm, bazen küstüm. Zaten albümün sonunda ‘İçimi Döktüm’ adlı şiirimde ne yaşadıysam samimi olarak anlattım sizlere.
M : Sezen Aksu’nun “Yeter” parçasını da cover olarak albüme koymuşsunuz. Bu parçayı Yonca Lodi de okudu…
DS : Yeter bence çok güzel ve gizli kalmış bir şarkı. Ben yorumlamak istedim ve çok sevdiğim için albüme koydum. Tabi ki herkesi yorumlayabilir. Herkesin yorumu farklı.
M : Genelde hızlı parçalar sözleri çok bir şey ifade etmeyen müzikleriyle ses getiren parçalarken, Deniz Seki’nın hızlı parçalarında böyle bir şey yok. Deniz Seki şarkılarında hep bir şeyler anlatılıyor Bunu Deniz Seki siparişle şarkı yapmıyor, yazdığı her söz, yaptığı her nota duygularının ifadesi diyebilir miyiz?
DS : Evet, hiçbir zaman siparişle işim olmadı. Ne şarkılarımda, ne yaşadıklarımda, ne de hayatımdaki herhangi bir şeyde. Yazdığım her nota, yaşadığım her şey duygularımın bir ifadesidir evet.
M : “Aşk Denizi” albümünün görsellerinde daha seksi bir Deniz Seki varken, “Sahici” de tam bir Aşk Kadını’nı görüyoruz. Bu değişimde Hüsnü Bey’in etkisi veya katkısı oldu mu?
DS : Yaşadığım her şeyin müziğime ve albümüme katkısı oldu. Sadece bir etkene bağlamamak lazım. Tabii ki Hüsnü Bey’in müzikaliteme büyük katkısı oldu.
M : Siz Müyorbir’in yönetim kurulunda olan ve yıllardır telif konusunda mücadele eden bir sanatçısınız. Müzik sektöründeki sorunlar nasıl aşılır?
DS : Sorunların sadece müzik birliklerinin çabalarıyla değil, devletin desteği ile ve tüm müzikseverlerin hassasiyetiyle çözüleceğine inanıyorum.
M : Müzik adına son günlerin en güzel ve başarılı albümü olan “Sahici” ye katmış olduğunuz manalı duygularınızdan ve vermiş olduğunuz emeklerden dolayı çok teşekkür ediyoruz. Son olarak sizin eklemek istediğiniz şeyler varsa, onları da alalım…
DS : Çok teşekkür ederim. Önce sağlık, sonra huzur, sonra mutluluk, sonra para ama en önemlisi aşk dolusu günler diliyorum herkese.