Müzikram - Müzik, Magazin, Aktüalite Dergisi

hostels, hostel, backpacker hostel, youth hostel, youth hostels, backpacker hostels, london, rome, paris, new york, student travel, cheap hotels, cheap beds, cheap hostels,budget accommodation, Otel, Oteller, Otelleri,Türkiye Otelleri,Turkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Otel,Türkiye Şehir Turları,Şehir Turları,Adapazarı Otelleri,Adıyaman Otelleri,Afyon Otelleri,Ağrı Otelleri,Aksaray Otelleri,Amasya Otelleri,Ardahan Otelleri,Artvin Otelleri,Balıkesir Otelleri,Bartın Otelleri,Batman Otelleri,Bayburt Otelleri,Bilecik Otelleri,Bingöl Otelleri,Bitlis Otelleri, Elazığ Otelleri,Erzincan Otelleri,Erzurum Otelleri,Eskişehir Otelleri,Gaziantep Otelleri,Gümüşhane Otelleri,Hakkari Otelleri,Hatay Otelleri,Iğdır Otelleri,Isparta Otelleri,İzmit Otelleri,Karabük Otelleri,Kars Otelleri,Kastamonu Otelleri,Kayseri Otelleri,Kırıkkale Otelleri,Kırklareli Otelleri,Kırşehir Otelleri,Kütahya Otelleri,Malatya Otelleri,Manisa Otelleri,Mardin Otelleri,Mersin Otelleri,Muş Otelleri,Niğde Otelleri,Ordu Otelleri,Rize Otelleri,Siirt Otelleri,Sinop Otelleri,Şanlıurfa Otelleri,Sivas Otelleri,Şırnak Otelleri,Tekirdağ Otelleri,Tokat Otelleri,Tunceli Otelleri,Uşak Otelleri,Van Otelleri,Yozgat Otelleri,Zonguldak Otelleri,Antalya Otelleri,Adana Otelleri,Ankara Otelleri,Aydın Otelleri,Bolu Otelleri,Burdur Otelleri,Bursa Otelleri,Çanakkale Otelleri, İstanbul Otelleri, İzmir Otelleri, Konya Otelleri, Muğla Otelleri, Trabzon Otelleri, Diyarbakır Otelleri, Nevşehir Otelleri, Çorum Otelleri, Denizli Otelleri, Edirne Otelleri, Alanya Otelleri, Assos Otelleri, Bandırma Otelleri, Bergama Otelleri, Bodrum Otelleri, Çeşme Otelleri, Dalaman Otelleri, Didim Otelleri, Erdek Otelleri, Fethiye Otelleri, Gelibolu Otelleri, Gökova Otelleri,öcek Otelleri, Kapadokya Otelleri, Kaş Otelleri, Kemer Otelleri, Kuşadası Otelleri, Köyceğiz Otelleri, Marmaris Otelleri, Nemrut Otelleri, Pamukkale Otelleri, Safranbolu Otelleri, Selçuk Otelleri, Side Otelleri, Uludağ Otelleri, Ürgüp Otelleri, Otel, Hotel, Oteller, Otelleri, Online Rezervasyon, Otel Rezervasyonu, Tatil, Gezi, Uçak Bileti, Sesli Sohbet, Okey, Tavla, İtiraflar, Şiirler
Sitemizde 146 Sanatçı Biyografisi, 676 Albüm, 388 Şarkı Sözü Kayıtları Bulunmaktadır.

Şuan muzikram.com Web Sitesini Sizinle Birlikte Online 48 Kişi İzliyor...

üye girişi  l  üye ol

 

Funda Arar İle Röportaj

Türk Pop Müzik tarihini bayan vokaller açısından irdelediğimizde, 3 döneme ayırmamız mümkün.

İlk dönem 1960’lı yılların sonlarına doğru başlar ve 70’li yılların sonlarına kadar devam eder. Bu dönem başta Ajda Pekkan olmak üzere Sezen Aksu, Nükhet Duru, Nilüfer, Zerrin Özer gibi isimleri armağan etmiştir pop müziğine.

İkinci dönem ise 80’li yılların sonlarında başlar ve 90’lı yılların ortalarına kadar devam eder. Türk Pop Müzik tarihinin en fazla gelişim gösterdiği bu dönemin fitilini alevlendiren isim Aşkın Nur Yengi olmuştur. Aşkın Nur Yengi’nin ardından Yonca Evcimik, Nazan Öcel, Sertap Erener, Deniz Seki, Candan Erçetin gibi güçlü seslerle tanışır müzik severler.

Pop müziğinin üçüncü ve şimdilik son devresi ise, 2000’li yıllarda başlar. Bu devre, ilk iki devre kadar çok isim kazandırmasa, bereketli olmasa da; bir isim muhteşem yorumu, güçlü sesi, müzikal duruşu, repertuar seçimi, bunların yanında da güzelliği, narinliği ve hanımefendiliği ile; Türk Popu’nun bu üçüncü devresine damgasını vurdu. Funda Arar’dı bu isim.

Biz de her ne kadar sektörün küçülmeye başladığı bir dönemde müzik hayatına başlamış olsa da; kısa sürede başarılarıyla adından söz ettiren Funda Arar’ı dergimizin bu sayısında kapağımıza taşıdık.

Nisan ayı bereketli yağmurlarıyla doğaya can veren, sevilen bir aydır. Bu bereketli ay 1975 yılının 8. Gününde Funda Arar’ın doğuşuna ülkemizin başkentinde şahit olur. Memur bir babanın kızı olarak dünyaya gelen Funda, babasının işi sebebiyle ilkokulu Ankara’da, ortaokul ve liseyi ise Adapazarı ve Muğla’da okur.

Hani bir şarkı vardır “Benim yarim gelişinden bellidir” der dizelerinde. İşte Funda Arar’ın da ileride bir star olacağı, müzikal açıdan çok iyi yerlere geleceği daha çok küçük yaşlarında ailesi tarafından hissedilir. İlkokul yıllarında çocuklar sokakta körebe, saklambaç oynarken; o hem okuluna gider, hem de okuldan arta kalan zamanlarında mandolin ve solfej dersleri alarak bu günlerin temellerini atar. İlkokul yıllarında attığı temelleri daha da sağlamlaştırmak için, lise eğitiminin ardından 1992 yılında ülkemizin en önemli konservatuarı olan İTÜ Türk Müziği Devlet Konservatuarı’nın sınavına girer ve bu sınavı dereceyle kazanarak müzikal eğitimine burada devam eder. Oldukça keyifli geçen üniversite yıllarını başarıyla tamamlayan Funda Arar, 2 yıl müzik öğretmenliği yapar. Müzik öğretmeliği yaptığı yıllarda da aynı zamanda sahne çalışmalarına başlayarak kısa sürede dikkatleri üzerine çeker.

90’lı yılların sonlarına doğru müzik sektöründe yabancı sermaye destekli Universal Müzik ve Prestij Müzik hakimiyeti söz konusuydu. Bu iki dev şirketin karşısına hangi firma kurulursa kurulsun onlar kadar başarılı olamıyordu. İşte o günlerde, 1993 yılından beri sinema sektöründe faaliyet gösteren TMC; müzik sektörüne el atmaya karar verdi ve Kıraç’a yapmış olduğu albümle bir anda ismini duyurdu. Kısa sürede yakaladığı başarıyı sürdürmek için gelecek vadeden isimler arayarak bunlara albümler yapmaya başlayan TMC; işte o günlerde Funda Arar’ı tanıdı.

Bu tanışma hem TMC, hem Funda Arar, hem de Türk Popu için çok önemlidir. Sonuçta Funda Arar kısa sürede ismini duyurur ve star olma yolunda ilk adımını atar. TMC, ileride büyük satışlar yapacak olan bir sanatçı ile karlı bir işbirliğine imza atar. Türk Popu da, kısırlaşmaya başladığı bir dönemde en güçlü ve başarılı seslerinden birini kazanır.

Sözleşmenin ardından, yoğun günler başlar, sonra da bu yorgunluğa değecek başarıların yaşanacağı ilk albüm 2000 yılında “Sevgilerde” adıyla müzik marketlerde yerini alır. Ünlü şair Necip Fazıl’ın meşhur şiiri “Kaldırımlar” Funda Arar’ın çıkış parçası seçilir. Daha piyasaya yeni merhaba diyen bir isim için birkaç beden büyük gelen parça Funda Arar’ı ilk anda büyük kitlelere ulaştırmasa da, sonrasında yorumculuğunun keşfedilmesi ve albümünün anlaşılmasıyla ilerleyen günler ve ardından gelen diğer albümler onu ülkenin en büyük starlarından biri yapacaktır.

2000 yılında merhaba dediği müzik dünyasında çok kısa sürede çok iyi yerlere gelme başarısını gösteren ve bununla şımarmayıp, daha başarılı olmak için çok daha fazla çalışan Funda Arar; eğitimini aldığı Türk Sanat Müziği’ni de ihmal etmeyerek, büyük bir vefa örneğiyle en popüler olduğu dönemde “Rüya” ismini verdiği bir Sanat Müziği albümüne imzasını attı.

Biz de başarılı albümün raflarda yerini aldığı ve oldukça beğenildiği bu dönemde, uzun zamandır yapmayı planladığımızı gerçekleştirdik ve Funda Arar’ı kapağa taşıyıp, kendisiyle özel bir röportaj yaptık. Amacımız Türk Popu’nun en son starı olan Funda Arar’ın müzikal geçmişini, başarılarını, son albümünü, özel hayatını kısacası sizlerin merak ettiğini düşündüğümüz soruları ona sorup cevaplarını sizlerle paylaşmak. Oldukça yoğun bir dönem geçiren, konserden konsere koşan Funda Arar’la yapmış olduğumuz röportajdan geriye onun hanımefendiliği, sevecenliği, sıcaklığı ve aşağıdaki cevaplar kaldı.

M : 2000’li yılların müzik dünyasına en büyük armağanı olan Funda Arar’ı “Kaldırımlar” parçasıyla tanıdık. Şimdi zaman tüneline girip o yıllara gitsek neler anlatırsınız bize? TMC ile nasıl tanıştınız? İlk heyecan, ilk beklenti, ilk televizyon programı, ilk radyo programı, ilk röportaj… O günlerden geriye kalanları bizimle paylaşır mısınız?

FA : Çok teşekkür ediyorum iltifatınıza. Evet sanki çoook uzun zaman geçmiş gibi ama, bir o kadar da dün gibi. Konservatuvar eğitimimden sonra kısa bir süre yapmış olduğum öğretmenlik deneyiminin ardından, hayatıma şarkı söyleyerek devam etme kararını aldım. Müzikte kariyer yapmak ve kendimi ifade edebildiğim bu alanda çalışmak istedim. Sahne almaya başladım. Yücel Arzen’le de çok iyi bir dostluğumuz vardı. O iyi bir müzik adamı. İlk albümü de onunla birlikte hazırladık. TMC Müzik’e sunduk ve ilk albüm TMC Müzik etiketi ile çıktı. Benim için yeni bir tecrübe ve heyecanlı zamanlardı. TV ve radyo programlarına katılmak benim için alışık olduğum bir şey değildi tabii. Çekingen bir tavrım vardı ilk zamanlarda, ancak sonra alıştım çünkü yaptığınız işi biliyorsunuz ve çıktığınız yolda doğru adımlar atacağınızı da planlıyorsunuz. Gerisi kabul görmesine kalıyor.

M : İlk albümde “Yücel Arzen” parçaları albüm repertuarını oluşturuyordu. Sonraki albümlerde Yücel Arzen’le yollar ayrıldı. Neden?

FA : Bizim dostluğumuz devam ediyor ve müzikal anlamda her zaman bir şeyler paylaşabilir ve yapabiliriz. Onun da o dönem başka projeleri vardı ve onun manevi desteğini aldım hep.

M : Gelelim ikinci albüme yani “Alagül” e. Sizin asıl büyük çıkışınız bu albümle oldu. “Alagül” parçasına çektiğiniz klip hala hafızalarda. Bu albümde kimlerle çalıştınız?

FA : Evet güzel bir klip olmuştu. Hakan Yonat yönetti. Şarkının anlatımına ve duygusuna uygun görüntülerdi. Febyo Taşel, Burcu Tatlıses, Saro, Günay Çoban eserleri ile yer aldılar albümde.

M : Şu günlerin en aranan söz yazarlarından biri olan Burcu Tatlıses’i “Alagül” albümünüzle siz camiaya tanıttınız. Daha ismi duyulmamış bir söz yazarının şarkısını okumak her zaman risktir. Siz bu riski nasıl göze aldınız ve Burcu’nun bu günlere geleceğini o günlerden mi gördünüz?

FA : Risk değildi benim için, çünkü asıl olan sözlerdir, bestedir. İnandığım ve içime sinen bir şarkıyı yorumlarım. Burcu ile çok güzel çalışmalarımız oldu, çok güzel ve özel sözler yazdı. Kelimeleri iyi kullanan ve duygusunu çok iyi ifade edebilen bir yazar. Albümler sonrasında da kış sezonun da Bostancı Gösteri Merkezi’nde ki “AşKadına Şarkılar” konserimde yine Burcu Tatlıses’in sunumlar için hazırladığı metinler yer aldı. Çok özel bir konserdi.

M : Alagül’ün en ses getiren parçası hiç kuşkusuz ki “Arapsaçı” oldu. Bu parçayı repertuara alma fikri kimden geldi ve bu kadar ses getireceğini düşündünüz mü?

FA : Beğenileceğini umuyordum tabii. Zamanında hit olmuş, kitlelere ulaşmış şarkıları tekrar yorumlamak risktir işte. Ancak yeniden yorumlamak için uygun şarkıyı seçmek önemlidir. Hem size yakışması, düzenlenirken aslını aratmaması ve duygusunu kaybetmemesi gerekiyor. Erkin Koray’ın sesiyle sevilmiş, kitlelere ulaşmış bu şarkının, onu ilk hali ile dinlememiş olan yeni nesile de ulaşmış olması ve beğenilmesi beni çok mutlu etti.

M : Arapsaçı’nın klibinde kullandığınız konsepte çok benzer bir konsepti Sertap Erener Eurovision Şarkı Yarışması’nda kullandı.

FA : Daha önce düşünmedim hiç. Ama çok da benzemiyor şimdi düşününce.

M : Kıraç’la Sevgililer Günü’nde sevgililere armağan ettiğiniz “Sevgiliye” adlı albümü çıkardınız. O güne kadar bildiğimiz Funda Arar’ın çok dışında bir Funda Arar vardı o albümde. Çizginiz dışında bir çalışmada yer almak sizi ürkütmedi mi?

FA : Yo hayır. Müzikal anlamda her zaman ortak çalışmalar olabilir. Önemli olan uyumlu olanı bulmak, ortak noktadan bakabilmek ve birbirini desteklemek. O albümle kendi albümüm öncesi ara bir çalışma yaptık ve ilk defa bana ait olan şarkılar oldu içinde. Bu anlamda Kıraç cesaretlendirmişti beni şarkının albümde yer alması konusunda. Ve doğru bir kararmış ki “Seni Düşünürüm “ şuan da konserlerde hep bir ağızdan eşlik edilen ve en sevilen şarkılarımdan biri. İlk albüm sonrası yaptığımız keyifli bir çalışma idi benim için.

M : Gelelim Sevda Yanığı’ na. Sizin albümlerinizde slow parçalar hep hızlı parçaların önünde olmuştu. Ama bu albümde hızlı parçalar daha ses getirdi. Bu değişiklik planlı mıydı?

FA : Aslında bir değişiklik yapmadım. Yani ekibimle repertuar oluştururken biraz da seçim konusunda zorlanıyoruz. Çok iyi şarkılar oluyor ve albüme hepsini almak mümkün değil. Bir şekilde eliyoruz ve albüm şarkıları çıkıyor ortaya. Şu kadar slow, şu kadar hızlı olsun diye basite indirgemiyoruz hiçbir zaman. Sevda Yanığı, Kırık Düşler, Yangın Yeri ve Özledim; hit olan slowlardı bu albümde. Hızlı dediklerinizden biri de Aşksız Kal sanırım ki, o da Müfide İnselel şarkısı idi çok sevildi ve ona klip çekilmişti. Diğeri ise bir cover dı “Haberin Var mı?”...Ve o da çok beğenildi.

M : “Son Dans” müzik tarihine geçecek güzellikte bir albümdü. Hem repertuar, hem orkestrasyon, hem de pr olarak çok başarılı bir albümdü. Bu albümde kimlerle çalıştınız?

FA : Febyo Taşel besteleri vardı. Albümün düzenlemeleri de onun imzasını taşıyor. Bana ait şarkılarla birlikte Günay Çoban, Saro, Müfide İnselel sözleri de var albümde.

M : Rahmetli Bergen’in şarkısını albüme alma fikri nasıl oluştu ve şarkıyı bu denli güzel ve başarılı nasıl düzenlediniz?

FA : Dediğim gibi düzenlemeler Febyo Taşel’e ait. Cover yapmak zordur. Ama sanırım emeğimizin karşılığını aldık. Yeniden hit oldu gündeme geldi şarkı. Rahmetle anıyoruz güçlü bir yorumcu idi Bergen. Tabii ki şarkının yaratıcısı Ali Tekintüre’yi de unutmamak gerek.

M : Dediğimiz gibi Funda Arar denince duygusal ve slow parçalar daha çok akla geliyor. Ve bu parçalar içerisinde de “Camdan Kalp” çok başka bir yerde. 20 yıl sonra şu günlerde “Sen Ağlama, Kaybolan Yıllar” neyse “Camdan Kalp” de o olacak. Bu muhteşem parçanın öyküsünü alabilir miyiz sizden?

F.A : Böyle olursa ne mutlu bana. Bir şarkının klasikleşmesi zaman alır. Ancak biz çabuk yenilip yutulan şarkılar yapmıyoruz. Sözleri Günay Çoban’a ait bu şarkının özel bir yeri var benim için. Nedeni ise; yorumlarken beni çok etkileyen şarkılardan biri olması.

M : Röportajımızın ilk bölümünde eski albümlerle ilgili konuştuk. Aslında daha sorulacak çok soru, konuşulacak çok konu var ama, sizin değerli vaktinizi çalmak istemiyoruz. Gelelim bugüne. Yani “Rüya”ya. Uykularımızın en güzel yanı olan “Rüya”, şimdilerde müzik marketlerin en güzel albümü durumunda. Türk Müziği albümü yapma fikri nasıl oluştu?

FA : Çok uzun süredir istediğimiz ve üzerinde titizlikle çalıştığımız bir proje idi. Zamanını bekledik. Müzik kariyerimde bir parantez açtım ve bunu da Türk Müziği’ne hizmet amaçlı yapmak istedim.

M : Albüm repertuarını kim seçti? Repertuarı belirlerken bir kıstasınız var mıydı, yoksa bunlar Funda Arar’ın sevdiği şarkılar mıydı?

FA : Hepsi ve albüme alamadığımız pek çok eser benim çok sevdiğim şarkılardı. Çok değerli hocam sayın Yaşar Okyay bu konuda çok yardımcı oldu. Albümde büyük emeği var. Hem onun, hem de saz üstadı olan arkadaşlarımızın. Yakın dönem şarkılar olmasına dikkat ettik. Klasik döneme ait değil de, yine değerli bestekârlarımızın eserlerine yer verdik, seçim yapmak çok zor oldu. Makamlarını da göz önünde bulundurduk albümü oluştururken.

M : Albümde kimlerle çalıştınız?

FA : Müzik yönetmeni Yaşar Okyay, tüm armonik düzenlemeler Febyo Taşel. Çok değerli saz üstadları da bize eşlik ettiler. Gündem yaylı grubu, ud da Yıldıray Güz, kanun da Göksel Kartal, klarnette Şükrü Kabacı, ritmler de Cengiz Ercümer, Mehmet Akatay, bas ta İsmail Soyberk, gitarda Serhan Yadsıman, Ceyhun Çelik…

M : Bu albüm istenilen başarıyı yakaladı ama, Türk Müziği albümü yapmak her zaman bir risktir. Bu riski nasıl göze aldınız? Albüm hiç satmayabilir ve sizin kariyerinizde bir eksi olarak görünebilirdi?

FA : Ticari amaçlar taşımayan bir çalışmanın taşıdığı risk, benim için sadece beğenilmemesi olabilirdi. Yani amacım gönül verdiğim Türk Sanat Müziği’ni oluştuğuna inandığım dinleyicilerime ulaştırmaktı ve belki de yeni nesilden ilgili olmayanların da ilgisini çekmek…Bir arşiv niteliği taşısın ve devamı da gelsin istiyorum.

M : Bu 16 şarkıdan hangisi Funda Arar’ın bir numaralı parçası?

FA : Gerçekten böyle bir seçim yapamam. Hepsini çok severek okumaya çalıştım.

M : Bu albümü kliplendirip daha büyük kitlelere ulaştırma düşünceniz var m?.

FA : Şimdilik klip çekmeyi düşünmüyoruz.

M : Şimdi de gelelim Funda Arar’ı daha özel tanımaya. Funda Arar çok sık konserlere giden, sürekli çalışan bir bayan. Konseriniz yoksa ve o gününüz size aitse neler yaparsınız?

FA : Bu şu aralar pek mümkün olmuyor ama, alışveriş, dinlenme belki masaj, yürüyüş, sevdiklerimle dostlarımla bir arada olmak tercihlerim…

M : Çok mutlu bir evliliğiniz var.(Maşallah) Febyo Bey’le nasıl tanıştınız?

FA : Maşallah diyelim. Arkadaş grubumuz içinde tanıştık.

M : Febyo Bey pek ekranları sevmeyen biri. Ama sizi son günlerde reklam filmlerinde izledik. Nasıl ikna ettiniz?

FA : Evet öyle oldu. Genel proje güzeldi, farkındaysanız başka çiftler de var…. İkna için çaba sarfettim, teklif geldi yapalım mı dedik yaptık.

M : Funda Arar kimleri dinler?

FA : Çok isim var hem bizden, hem dünyadan…. Sezen Aksu, Şebnem Ferah, Fatih Erkoç….Josse Stone, Rod Steward…

M : En son kimin albümünü aldınız?

FA : En son Amy Winhouse’ın albümünü aldım.

M : Son dönemlerde bir çok albüm çıktı. Sizce en iyisi hangisi?

FA : Yoğunluktan dinleyemiyorum ki… O şehirden bu şehire konserler dolayısı ile koşturmaktan. Net bir yanıt veremeyeceğim bu yüzden.

M : Ah bu parçayı keşke ben okusaydım dediğiniz parçalar oldu mu?

FA: Oluyor zaman zaman. Ama bu yakınlarda değil.

M : Fenerbahçe için Kıraç’la birlikte bir albüm yaptınız. Çok da ses getirdi bu albüm. Siz de Fenerbahçelisiniz. Fenerbahçe yeni sezonda neler yapar ?

FA : İyi olur umarım. Neler yapacağını görmek lazım. Bu konuda bir futbol yorumcusu gibi öngörüde bulunamayacağım.

M : Sizi birkaç kez sahnede izleme şansımız oldu. Sahnede bambaşka bir Funda Arar var. Sanatçılar genelde 1 - 2 saat konser verirken, siz 4 - 5 saat sahnede kalıyor ve her tür parçayı yorumluyorsunuz. Biz sizin sahnede devleştiğinizi ve bambaşka bir moda geçtiğinizi hissettik. Doğru mudur hislerimiz?

FA : Aynen öyle. Başka röportajlarımda da söyledim. Orası bambaşka bir yer. Dinleyicileriniz önünde ve size eşlik eden sevgi ile izleyen insanlar önünde olmak müthiş bir duygu. Er meydanıdır sahne yani, “şarkı söylüyorum” diyenler için. Sahne enerjisi de başka bir şey… İyi şarkı söyleyen herkes de iyi sahneye sahip olmaya bilir. O coşkuyu önce siz içinizde hissedeceksiniz ki karşı tarafa geçsin.

M : İlerleyen yıllarda Funda Arar’ın kariyer planlamasında neler var?

FA : Çok şey var… Yeni projeler, yeni şarkılar… Üretim, bu ilgi sevgi ve beklenti olduğu sürece hiç bitmez… Ki emeğimiz yeter ki korsana yenik düşmesin.

M : Bu planlama içinde bebek var mı?

FA : Uzun vadede var tabii ki.

M : Aslında daha çok sorumuz var ama, onlar da gelecek söyleşilere kalsın. Sizi daha fazla yormak istemiyoruz. Son sözleriniz…

FA : Teşekkür ediyorum ve okuyucularınıza sevgilerimi yolluyorum.

Sesi güzel, yorumu güzel, kendisi güzel, insanlığı güzel, başarıları güzel, evliliği güzel, samimiyeti güzel, elektriği güzel… Kısacası her şeyi çok güzel. O bir star. Ama diğerlerinden bir farkı var. Hem star gibi yaşıyor, star gibi davranıyor, hem de halkın içinde, halka çok yakın. O zamanda ne yapması gerektiğini, halkın neyi benimseyeceğini çok daha iyi biliyor. O nedenle başarılarını arttırarak devam ediyor. Sektörde ‘star’ diye geçinen ama albümleri satmayan, konserlere gidemeyenlere inat; onun albümleri hem çok satıyor, hem de konserden konsere koşuyor.

Star olup, starlığını halkın içinde yaşama başarısını gösteren Funda Arar’ı bu ay kapağımıza taşıdık.

Önce Funda Arar’ın ailesine teşekkürlerimizi gönderiyoruz. Böyle bir cevheri doğru işledikleri için.

Sonra firması TMC’ye teşekkürlerimizi iletiyoruz. Bu cevheri bizlerle tanıştırdığı için.

Son teşekkürümüz de yüce tanrıya. Böyle güzel bir sesi ve yorumu dünyaya gönderdiği için…

   
 Yorum Oku

 

Bulunmamıştır.

 

 Diğer Röportajlar

[Tümü

 

ü c r e t s i z    ü y e l i k   b a ş v u r u s u   y a p ı n

 © 2006 - 2008 Tüm hakları saklıdır. muzikram.com Bir UMUT RADYO TV PRODÜKSİYON A.Ş. Kuruluşudur.