M : Peki müzik yaşamlarınızın neresinde başladı? Albüm çıkana kadar neler yaşandı?
K : Hepimiz için ilk çocukluk sevdamızdır müzik ve bu sevdayı aynı heyecanla bu aşamaya getirdik. Dolayısı ile heyecanı tüm dinleyicilerimizle paylaşmak istedik. Her albüm çıkaran müzisyen arkadaşlarımız gibi biz de bir takım mücadelelerden geçtik, acısı ve tatlısıyla zamanla kıyasıya savaştık.
M : Albümünüzden bahsedelim….
K : Çok güzel ve renkli bir çalışma oldu. Bu süreçte çok değerli insanlarla tanıştık, pozitif tecrübeler edindik. Bunun sonucunda iyi bir şey çıktı ortaya ve dinleyicilerimize hiç düşünmeden, gönül rahatlığı ile diyebiliriz ki, ‘Karma albümünü satın aldıklarında boş yere harcama yapmadıklarını görecekler.’ Albümdeki eserler her kesime ve her kulağa hitap ediyor.Yılların emeği var bu albümde… Albümü satın almakla; korsanın değil, bizim yanımızda olduklarını gösterecekler. Her eve lazım bir Karma.
M : Neden KARMA ismini seçtiniz? Felsefik düşünce tarzı KARMA, isminizde etkili oldu mu?
K : Karma hepimizin bildiği gibi, çok anlamlı… Bunlardan biri de, dengeyi ortaya çıkarma gücüdür. Karma; kaderimizin kapısı önünde beklemeyi tavsiye etmez. Mücadeleyi teşvik eder. Biz de grup olarak kendimizde bulunan özellikleri bir araya getirip, ‘Karma’ ismini uygun bulduk. İnşallah etkisini de görürüz.
M : Rock Müzik ile uğraşanlar, hayat felsefelerini parçalarına aktarırlar… Siz bir grupsunuz. Düşünce farklılıklarınız müziğinize olumlu mu yansıyor, yoksa tartışmalar yaşanıyor mu?
K : Düşünce farklılıkları olmadan olumlu hiçbir şey elde edemeyiz. Toplu müzik çalışma içerisinde bulunan müzisyenlerde illaki tartışmalar yaşanıyordur. Önemli olan bu tartışmaların sağlıklı ve saygı çerçevesi içerisinde olup ortak noktada buluşmak ve müzik dünyasına yeni kapılar açılmasına vesile olmasıdır.
M : Hayattaki amaçlarınız ile müzikteki idealleriniz örtüşüyor mu?
K : Müzikte idealimiz büyük kitlelere ulaşmaktır, evrenselliktir amacımız…
M : Müzikte yapmak istedikleriniz neler?
K : Duygularımızı paylaşmak, melodi ve harmoni içerisinde yaşamak… ‘Bu dünya bizim demiş’ sevgili Nazım Hikmet...
M : Almanya’da yaşarken Türkiye’de tanınmak, konserlere katılmak zor olmayacak mı?
K : Güzeli güzel yapan hususlardan bir tanesi de zor olanı başarabilmektir. En güzel örneği müzisyen arkadaşımız Raffet el Roman… Türkiye’de yaşayıp Avrupa’da tanınmak veya İngiltere’de yaşayıp da Fransa’da tanınmak arasında fark görmüyoruz. Önemli olan yapmış olduğumuz işe yakışmak ve o değerleri taşıyabilmektir. İşte o zaman hiç bir ülkede katılım zorluğu yaşamayız diye düşünüyoruz. Türkiye’de konserlere katılmaktan ziyade var olabilmenin güzelliği, eminiz ki bir başkadır.
M : İlk albüm çok gecikmeli ve çok uğraşarak çıktı. Bu sizi 2. albüm için korkutuyor mu?
K : Sabır, sabır, ya sabır dedik, zorluklarla beraber korkularımızı da yendik 2. albüm inşallah bu kadar gecikmeli çıkmaz diyoruz.
M : Son olarak söylemek istedikleriniz var mı?
K : Değerli sanat yönetmenimiz sayın Mustafa Kuş´a, sevgili prodüktörümüz Taner Dayangan’a, aranje ve düzenlemede Nurullah Çaçan ağabeyimize ve emeği geçen, bizi gönülden destekleyen dostlarımıza teşekkürü bir borç biliyoruz. En kısa zamanda görüşmek dileğiyle sağlıcakla kalın. Karma sizlerle...