|
Biz ikiziz, istesek de ayrılamayız, anne karnında bile beraberdik!
İnternetin müzik dünyasına verdiği zarar tartışılıyor sürekli ama, bir yandan da
internet müzik dünyasına birçok star armağan etti. İrem, Grup 84, Koridor derken son star siz oldunuz. Sizin internete giriş öykünüzü alabilir miyiz?
Öykü – Berk: Aslında biz kendimizi saydığınız diğer isimlerden biraz farklı görüyoruz. Çünkü yaklaşık 1,5 yıldır We Play bünyesinde albüm için çalışıyoruz. Geçen yaz, albüm için parça seçtiğimiz sıralarda, bir prova esnasında, birkaç şarkıyı videoya çektik. Sonra We Play’le beraber, bu şarkılardan birini internete koyup yakınlarımızın fikrini alalım diye düşündük. Ne olduysa ondan sonra oldu, bir anda “Evlerinin Önü Boyalı Direk” fırtınası esmeye başladı!
İkiz kardeşsiniz. İkizler birbirleriyle çok iyi anlaşır ve birbirlerine çok benzerler. Sizde durum biraz farklı galiba. Öykü Berk’i, Berk Öykü’yü bize nasıl anlatır?
Öykü: Berk, çok zeki ve entelektüel bir insandır. Tarih, edebiyat ve felsefeyle ilgilenir. Aynı zamanda çok iyi bir müzisyen. Beni flamenkoyla tanıştıran o oldu. Arada tartışmalarımız oluyor ama, birbirimize çok bağlıyız. Ve hiç kimse bana Berk’le ilgili olumsuz bir şey söyleyemez, çok kızarım, bozulurum.
Berk: Öykü eşsiz bir vokal. Ruhumun diğer yarısı. Birbirimizi tamamlıyoruz.
Bildiğimiz kadarıyla eğitimli müzisyenlerdensiniz. Müziğe nasıl başladınız?
Öykü: Biz kendimizi bildik bileli müzik yapıyoruz, 9 yaşında Berk gitar, bense keman dersi almaya başladık, ardından liseyi Pera Güzel Sanatlar Lisesi’nde okuduk, ardından Berk Bilgi Üniversitesi Ses Mühendisliği okudu, bense İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Konservatuarı Ses Eğitimi Bölümü’nde eğitim aldım.
Yaptığınız müzik türünü adlandırmaya kalksanız ne dersiniz?
Berk: Türkçe Flamenko diyebiliriz belki kısaca. Ama ben bir isim koymayı, sınıflandırmayı doğru bulmuyorum, çünkü bu müziğin içinde Arap ezgileri de var, Türk Sanat Müziği alt yapısı da var. Kategorize etmek, çok da doğru değil diye düşünüyorum.
Gelelim albüme. Albüm yapma fikri nasıl oluştu? Kimlerle çalıştınız.?
Öykü – Berk: Albüm yapmak uzunca bir zamandır aklımızdaydı. Doğru insanlarla, doğru yerde, doğru işi yaptığımızdan emin olduğumuz anda, işler bir anda hız kazandı. Albüm için Cem Köksal, Haluk Polat ve Barış Bahçeci’yle çalıştık.
Artık büyük isimlerin bile albümlerini kendileri yaptığı bir dönemde sizin albümünüz sektörün yeni firması olan We-Play tarafından yapıldı. Gerçi onların iyi işler yapacağı daha tanıtımlarından belli idi. We-play ile nasıl tanıştınız?
Berk : We Play’in büyük ortağı Haluk Polat ben Bilgi Üniversitesi’nde okuduğum yıllarda orada öğretim görevlisiydi, zaten müzik bölümünün de kurucularından… Kendisiyle okulda tanıştım, Öykü de Bilgi Üniversitesi’nin sınavına girmişti fakat İTÜ’yü tercih etti.
Öykü :
Ben bu albümden önce, We Play’in başka bir projesi için Haluk Polat’la çalışmaya başladım. O proje hala devam ediyor.
Flamenko’yu Halk Müziği’mizle harmanlayıp, Türk halkının pek de yabancı olmadığı bu müziği
daha geniş kitlelere ulaştırdığınızı,
sevdirdiğinizi düşünüyor musunuz.?
Öykü – Berk : Açıkçası sevdiklerini bizzat görüyoruz, çünkü aslında onlara çok da yabancı olmayan bir müziği sunuyoruz onlara, dolayısıyla samimi buluyorlar..
Albümün repertuarını nasıl ve hangi kriterlerle belirlediniz.?
Berk: Açıkçası bu albümde söylemekten ve çalmaktan çok hoşlandığımız şarkıları bir araya toplamaya çalıştık, çünkü bir müziği çalarken ya da söylerken onu sevmek, sahiplenmek önemli.. Daha samimi ve daha doğal
bir enerji ortaya çıkıyor, yerine doğru şekilde ulaşıyor zaten.
Bundan sonraki albümlerinizde yine bu tarzda mı olacak?
Öykü : “Kısmet” te olduğu gibi yine türkü aranjmanları ve tabiî ki flamenko alt yapısı olacak, fakat farklı tarzları yine bu alt yapıyla bir araya getirebiliriz.
İkinci
klipinizi hangi parçayı çekmeyi düşünüyorsunuz? Ayrıca bu albümde kaç parçayı kliplendirme planınız var.
Öykü: İkinci klibi “Leyla” ya çekmeyi planlıyoruz. En az 3 şarkıya daha klip çekilecek.
Eurovision Şarkı Yarışması’nda ülkemizi temsil etme gibi bir düşünceniz var mı? Evlerinin Önü ile Eurovision’a girmiş olsanız şansımız ne olurdu?
Öykü : Ben çok isterdim, katılmayı ve başarılı olacağımızdan eminim.
Berk
: Ben Eurovision’un politik bir yarışma olduğunu düşünüyorum ve de bence müzik yarışmıyor, dolayısıyla ben biraz soğuğum, Eurovision’a karşı.
Müziğe çok hızlı bir giriş yaptınız. İnternetin yarattığı diğer müzisyenlerin aksine, siz sanaldan reele geçerken erimediniz. Tam aksine daha büyük kitlelere ulaştınız. Bu başarı sizi biraz ürkütmüyor mu? En azından 2. albümde bu başarıyı tekrar etmenizi isteyecektir sevenleriniz. Bunun için 2. albümde iki misli mesai harcamanız gerekecek.
Berk : Kesinlikle. Ama burada tam olarak insanların anlayamadığını düşündüğüm bir durum var. Biz videoyu YouTube’a koymadan önce albüm çalışmalarımız başlamıştı zaten. Dolayısıyla biz YouTube’daki videonun çok izlenmesiyle albüm yapmaya karar vermedik, amaç albümdü. Tabiî ki 2. albümün beklentisi yüksek olacak, farkındayız ve bunun üstesinden gelebilecek donanıma sahibiz.
Kendinize örnek aldığınız müzisyenler kimlerdir?
Öykü: Paco De Lucia ile başlayan bir serüven bu. Ama bugün için şöyle diyebiliriz, yüreğiyle müzik yapan herkes…
Peki ya rakipler?
Berk: Böyle bir rekabet içine girmek istemiyoruz, biz sadece müziğimizi yapmaya çalışıyoruz.
Kardeşler ama; bir gün Öykü - Berk diğer grupların makus kaderine ortak olup, ayrılır mı?
Öykü : Berk’le farklı projelerde yer alabiliriz, ama bu ayrılık anlamına gelmez.
Berk: Biz ikiziz, istesek de ayrılamayız, anne karnında bile beraberdik!
J
Aşk hayatınızın neresinde?
Berk : Aşk hayatın her yerinde, aynı flamenko gibi. Aşk bir kadının gözlerinde, gitarın tellerinde, bazen gökyüzünde.. Aşk her yerde olabilir. Kısmet !!
Öykü :
Bence de aşk hayatın her anında var! Şuan yaptığımız iş bazı şeylerden fedakarlık gerektiren bir iş, bu yüzden şimdilik aşka vakit yok
J
Son olarak söylemek, eklemek istediğiniz bir şey var mı ?
Öykü - Berk : Öncelikle “Kısmet” bizim büyük bir özveriyle çalıştığımız bir proje oldu. İnsanların alıp arşivlemek isteyeceği türden… Anlatmak istediklerimizin bir kısmını aktardık gibi.. Ama söyleyecek daha çok şey var. Bizi dinlemeye devam etsin sevenlerimiz.
Öykü ve Berk’e ayırdıkları vakit ve sorularımızı yanıtladıkları için çok teşekkür ediyoruz. Bir kez daha anladık ki, müzisyenlik tamam da; onları bir anda kitlelere duyuran, isimlerini ezberleten “samimiyet”leri olmuş. Halk tamam belki günlük olarak verilen her şeyi dinliyor, herkese bir şans tanıyor ama; şöyle bir bakın gerçek alkışı alanlar, isimlerinden müzikal anlamda da
bahsedilenler, kalıcı olanlar kimler oluyor?
|