|
-Biliyoruz ki, Nil Burak 1975 yılında profesyonel müzik hayatına atıldı. O zamandan günümüze çok sayıda hit şarkıya da imzasını attı. 32 yıllık sanat hayatının son durağı olan ‘’En iyileriyle Nil Burak’’ ve ‘’Bir Numaramsın’’ çalışması
ise; bir tanesi
koleksiyoncuları memnun edecek bir armağan niteliğindeki bir best of, diğeri de
yeni şarkılardan oluşan iki
albüm. Bize biraz bu projelerin oluşum sürecinden bahseder misiniz?
-
Bu yıl benim 32. sanat yılım. Yaklaşık 10 yıldır uzaktaydım. 10 yıl önce mesleğimin çok iyi bir yerindeyken ara verdim. Ben ve benim gibi yıllarca uğraş vermiş, çekirdekten yetişmiş gerçek sanatçılar;
yıllar geçse de unutulma kaygısı yaşamaz.. Çünkü
yıllarca dinleyicilerimiz ve izleyicilerimizin gönlünde, şarkılarımızla taht kurmuş kişileriz. Dolayısıyla yeni albümlerimle dinleyicilerime merhaba dediğim anda, yeniden bıraktığım yerden başlayacağıma inanıyorum. Yaklaşık bir buçuk yıllık bir ekip çalışmasıyla projemizi tamamladık. Sevgili Hakan Eren’in ısrarlarıyla 1975-1985 yılları arasında seslendirdiğim 70 küsur şarkı içinden, 20 tane hit eseri seçerek, orijinal halleriyle plak ve kasetlerden alarak ‘’En İyileriyle Nil Burak’’ albümünü yaptık.
Diğer albüm ‘’Bir Numaramsın’’ ise sekiz yepyeni beste ve dört tane cover parçadan oluşuyor. Bu güzel şarkılarımla da
geçmişte olduğu gibi
dinleyicilerimin gönüllerini fethedeceğime inanıyorum. ‘’ 32 yılda 32 şarkı ile Nil Burak’’ sevenlerime benden 32. yıl hediyesi.
-Best Of albümünüzün ‘’orijinal kayıtlara sadık kalma’’ özelliği de var.. O
dönemki tadı bozmak istemeyişinizden mi kaynaklanıyor, bu aslını korumak durumu?
-
Kesinlikle evet. Çünkü bir arşiv çalısmasıdır bu. Albümün orijinal kayıtlardan oluşması gerekir. Biz bunu çok güzel bir kitapçıkla tamamladık. 20 tane şarkı var ‘’En İyileriyle Nil Burak’’ albümünde. 1975-1985 yılları arasında yaptığım plaklardan seçtiğimiz hit şarkılar bunlar. Bunlar arasında neler yok ki. ‘’Boşvere Boşvere’’, ‘’Yalnızım Ben’’, ‘’Bağışladın’’, ‘’Ben Anlamam’’, ‘’Olmaz Olmaz Deme’’…
- 1995 yılında dinleyici ile buluşan ‘’Akdeniz Rüzgarı’’ndan bu yana hayli zaman geçti..Bu kadar uzun bir aranın sebebi neydi?
-
Bir tercih yapmam gerekiyordu. Tercihimi eşim ve ailemden yana kullandım. Ayrıca benim Kıbrıs’ta bir otelim var. Ama sanmayın sahneden uzak kaldım, özel gecelerde sahne alıyordum ama, eskisi kadar sık değildi bu sadece.
- Geçtiğimiz haftalarda ‘’Avrupa Yakası’’nda, Şahika
karakterinin renkli kişiliği ile dikkatleri bir anda ‘’Olmaz Olmaz’’ adlı şarkınız çekti…Bu şarkıya bir klip düşünüyor musunuz? Hatta belki bir Şahika sürprizi de eklenerek…
- Sanırım çok doğru bir noktaya değindiniz. Elbette bir klip düşünüyoruz. Şahika ile olsa çok hoş olur. İnanılmaz güzel tepkiler aldım ‘’Avrupa Yakası’’ yayınlandıktan sonra. Ertesi gün youtube ve tüm internet sitelerinde bu sahne vardı. Çok hoşuma gitti doğrusu. Bu arada şunu söyleyeyim; benim 70’li yıllar da okuduğum Ülkü Aker , Selmi Andak ortak çalışmasıdır bu Şahika’nın dilinden düşmeyen’’Olmaz olmaz Deme Hiç, Olmaz Olmaz Sevgilim’’… Yeni albümde dj.Murat Uncuoğlu&Aytekin Kurt’un
çalışmasıyla bir remix havasında düzenledik, şu anda tüm radyolar bu şarkıyı çalıyor.
- ‘’Bir Numaramsın’’ albümünde sekiz yeni şarkı var. Günay Çoban, Serken Özdoğan, Orhan Gencebay, Hakan Tok, Banu Kırbağ gibi ünlü isimlerin yanında; sizin kendi eserleriniz de var. Ve tabii ki
sözleri Cem Karaca’ya, müziği de size ait ‘’Sende
Başını Alıp Gitme’’ albümdeki yerini almış… Bütün bu isimler nasıl bir araya geldi…?
-Aslında belli bir nedeni yok, tesadüf diyebilirim. Çünkü ben her zaman beğendiğim ve sevdiğim şarkıları seslendirdim. İnanır mısınız albüm yaptığım duyulduğu anda bana beste yağdı. Çok zorlandık Hakan Eren’le parçaları seçerken. Repertuar bitti, dediğimizde bir baktık çok başarılı isimler bir araya gelmiş.
- Aranjör seçiminde ise hayli geniş bir yelpazede isimlerle çalışmışsınız. Aytekin Kurt, Murat Uncuoğlu , Sadun Ersönmez , Taner Çetin gibi isimler düzenlemeleriyle albüme ayrı tatlar katmışlar. Son dönemlerde konuşulan ‘’Şarkıya göre mi aranjör seçimi, albüme göre mi aranjör seçimi’’ konusunda da, bu geniş yelpazeli aranjör kadrosu nedeniyle tercihinizin ilk şıktan yana olduğunu mu anlamalıyız?
- Tabii ki ben her şarkıya göre aranjör seçimi yaptım. Albümde çeşitli tatların olması, dinleyicinin kulağına daha hoş geliyor. Her şarkının düzenlemesi için stüdyoda çok sabahladık. Ayrıca dikkat edin genç aranjörlerle çalıştım bu albümde. 1975 yılında okuduğum ilk 45’lik plağım, ilk altın plağım olan ‘’Tatlı Tatlı’’nın yeni versiyonu çok güzel bir latin-akdeniz versiyonu oldu ve aranjörüm Taner Çetin yaptı. Bir Orhan Gencebay klasiği var
‘’Bulamadık ki’’, harika bir Santana soundunda yaptı aranjörüm Sadun Ersönmez. Tabii ki sözleri büyük sanatçı Cem Karaca’ya, müziği bana ait olan ‘’Sende Başını Alıp Gitme’’ şarkımızı da yeni bir anlayışla ve aranjörüm Hakan Açıkalın ‘ın düzenlemesiyle dinleyicilerimize sunduk. Ayrıca Dj. U.F.U.K ve Murat Uncuoğlu&Aytekin Kurt albüme dinamizm kattılar.
- Siz 70’ler ve 80’ler Türkiye’sinin siyasi çalkantılı günlerinde plaklar yapmış, sahneler almış isimlerindensiniz. O dönemlerden bahsedebilir misiniz biraz. Bu anlamda dönemin zorluklarından bahseder misiniz?
-
Siyasi çalkantılar bir yana, biz o devirde hem seyirci açısından, hem de şarkılarımızla bütünleşerek müthiş günler yaşadık. Gazino devrini yaşamamış sanatçı bana göre çok şey kaybetmiştir. O günler hiç bitmeseydi. Şimdiki gibi sadece hafta sonları değil, hemen hemen bütün arkadaşlarımız her gün çalışıyorlardı. Bizler otuz
gün aralıksız çalışırdık.
- Bir şarkıcı olarak Nil Burak kendi şarkılarını yazıyor, söylüyor. dinleyiciye sunuyor. Peki bir dinleyici olarak kimleri dinlerseniz? Kendi jenerasyonunuz ve günümüzden?
- Nil Burak genelde herkesi dinler ama herkesten keyif alır mı ?
Hayır…Bunu sanatçılarla bağdaştırmayalım da; yerine, zamana ve bulunduğum ruh halime göre tüm dünya müziklerini dinleyebilirim. Ama ille de isim vermemi istiyorsanız Shirley Bassey , Frank Sinatra benim hala dinlemeye doyamadığım isimlerdir. Şimdi ki jenerasyondan
Emre Altuğ ve Tarkan diyebilirim.
- Müziğe emek vermiş ve bir çok klasik şarkıya imzasını atmış bir isim olarak günümüzde şarkıların, albümlerin çok hızlı tüketilmesini neye bağlıyorsunuz? Sizin yıllar önce seslendirdiğiniz şarkılar günümüzde hala dinlenebiliyorken, bugün bu durum tamamen değişmiş durumda…
- Evet her şey çok çabuk tüketiliyor ne yazık ki. Çünkü bizim zamanımızda sanal dünya yoktu. Düşünün bir 45’lik yapardık ve aylarca listelerde kalırdı. Şimdi bir klip yapıyorsun beş hafta listede duramıyor. 45’lik plağımız
yirmi veya otuz hafta listede kalırdı.
- Eurovision şarkı yarışması heyecanını bir dönem yakından yaşamıştınız... Nil Burak bu yıl Türkiye’nin Eurovision’daki şansını nasıl değerlendiriyor? Bildiğiniz gibi Mor ve Ötesi ile yarışıyoruz bu yıl…
-Diğer ülkelerin şarkılarını dinlemeden herhangi bir yorum yapamam ama, Mor ve Ötesi çok başarılı bir grup. Türkiye’yi başarılı bir şekilde temsil edeceğinden hiç şüphem yok. Artık zaten televote sistemi var. Üst sıralarda olmamız gerekiyor bence.
- Son olarak okurlarımıza neler söylemek istersiniz..?
- Albümlerimizi maddi ve manevi büyük emekler vererek hazırlıyoruz. Dolayısıyla bir arşiv niteliğinde olan bu albümleri internetten indirmek yerine, herhangi bir arkadaşınıza ziyarete giderken bir şişe şarap, bir buket çiçek veya bir kutu tatlı yerine albümlerimizi hediye götürebilirsiniz. İnanın size hem daha ucuza mal olacak, hem de
hediyeniz kalıcı olacaktır. Sizleri seviyorum...
|