|
Yıl 1996… Ülkede Pop Müzik ortalığı kasıp kavurmakta. Her güne yepyeni bir popçuyla “merhaba” dediğimiz günleri yaşıyoruz. Kendi öz müziğimiz olan Halk Müziği ve Sanat Müziği ne yazık ki o eski parlak günlerinden çok uzakta. Kimse bu tarzda albümler yapmaya, şarkılar, türküler okumaya cesaret edemiyor. İşte o günlerde birkaç genç müzisyen cengaverliğe soyunuyor ve “Türkü” albümleri yapmaya başlıyorlar.
O genç müzisyenlerden birinin adı da Kubat. Yurt dışından gelmiş. Upuzun saçlarıyla adeta bir popçu edasında. Ekranlarda ilk boy göstermeye başladığında herkes yeni bir popçu daha çıktı diye düşünürken, okuduğu “Fırat” türküsüyle herkesi şaşırtıyor. İnsanlar şaşırıyor çünkü, ilk kez uzun saçlı bir türkücü ekranlarda boy gösteriyor. İnsanlar şaşırıyor çünkü, ilk kez bu kadar modern görünümlü, daha doğrusu popçu görünümüne sahip olan bir genç, türküler okuyor. İnsanlar şaşırıyor çünkü, yıllar sonra Halk Müziği bu kadar güçlü bir ses ve kendine has bir yorumla tanışıyor. İşte o yıllarda Halk Müziği’nin yeniden doğuşunu sağlayan isimlerden biri olan Kubat, son albümünün kalitesi de göz önünde tutularak bu ay Müzikram’ın kapağına konuk oluyor.
Afyon’un ilçesi Emirdağ’dan Belçika’ya göç eden bir ailenin en küçük çocuğu olan Kubat, 4 Ekim 1974 tarihinde Belçika’da doğmuş. Daha 5 yaşına girdiği gün babasının kendisine doğum günü hediyesi olarak verdiği “Cura” ile, yerinde bir deyim olacaksa müzik hayatına başlamış. 8 yaşındayken ailesinin restoranında sahne tozunu yutmaya başlamış. Küçük yaşında başladığı müzik akademisinde solfej ve klasik müzik eğitimi almış. Müzik eğitimini aldığı yıllarda üçyüz kişiden oluşan kilise korosuna seçilmiş ve koroda yer alan tek Müslüman üye olma özelliğiyle de adından söz ettirmiş. Tüm bunlar ve 1986 yılında Belçika’da katıldığı ses yarışmasında aldığı birincilik, onu profesyonel manada müzik yapma konusunda kamçılamış.
1996 yılında Türkiye’ye gelen ve albüm hazırlıklarına başlayan Kubat, 96 yılının yazında ilk albümü olan “Kubat”ı Bay Müzik etiketiyle çıkardı. Albümde yer alan ve daha önce İbrahim Tatlıses tarafından okunmuş olan “Fırat” adlı türküyle bir anda gündeme gelmeyi başardı.
O günlerden başlayarak, bu günlere kadar neler yaşandı, neler yapıldı, hepsini Halk Müziği’nin büyük sesi, farklı yorumu Kubat’la konuştuk. İşte yaptığımız sohbet…

90’lı yıllarda Türk Halk Müziği’nin yeniden şaha kalktığı dönemde uzun saçlarınız, farklı tarzınız ve o muhteşem yorumunuzla başladınız müzik hayatınıza, O günlere gitsek, bize neler anlatırsınız?
95 yılında ``Kubat`` isimli albümümle müzik camiasına merhaba dedim. O dönemde daha çok Türkçe pop prim yaparken ben, endişesiz ve beklentisizce duymak istediğim bir müzik sounduyla, dinleyicilerimle buluştum. Çok samimi ve sıcak bir albümdü. Bu albümün dinleyiciler tarafından beğenilmesi ve algılanması, benim sadece Belçika’da yaşamama
değil, ama bir ayağımın da Türkiye`de olmasına sebep oldu.
96 yılında yine Bay Müzik’ten çıkardığınız Bugün adlı albüm Halk Müziği’nin pop müzikle sentezlendiği ilk albümlerden biri olma özelliğini taşıyordu. Çok da ödül getirdi değil mi size?
“Bugün” albümü yani benim 2. albümüm 7’den 70`e beğeni topladı, tabir-i caiz ise ``Kubat``ı tam anlamıyla patlatan bir albüm oldu. Bu albüm Kral Tv Müzik Ödülü, Altın Kelebek ile sayısız ödüller ve tebrikler getirdi
.
Peki 2000 yılında çıkan ve 53 türküden oluşan “Arşiv” den bahsedersek….
“Arşiv” albümünde dinleyicilerimin istekleri doğrultusunda ve benim en çok sevdiğim türkülerden oluşan bir repertuar yaptık. Bu repertuarı yaparken türkülerin anonim olmasına özen gösterdik. Bana göre kalıcı ve harika proje oldu.
Geçmişteki başarılarınızı konuştuk. Şimdi gelelim bugüne. Yepyeni ve 2008 yılının en iddialı Halk Müziği albümünü çıkardınız. Yepyeni bir firmadan çıkan bu albümde bambaşka bir Kubat gördük. Öncelikle neden DSM ve neden fiziki değişim?
Askerden sonra
hem saçımdaki, hem kilomdaki değişim yepyeni bir imaj ortaya çıkardı. Hazıra konduk velhasıl. DOKUZ SEKİZ MÜZİK’in sahibi sevgili AHMET ÇELENK’in ben askerde iken, zaman zaman arayıp “Bir ihtiyacın var mı?” demesi, nedenini yeterince açıklıyor sanırım.
Müzikaliteye bakarsak, her zamanki Kubat tadında ama daha olgunlaşmış, daha lezzetlenmiş bir yorum bulduk. Yıllar müzikalite olarak Kubat’a neler kattı.
Yıllar ömürden götürüyor ama, gün geçtikçe kişi kendini geliştirmeli ve tecrübe edinmeli. Bu bağlamda her albümümde kendimi ve yorumumu geliştirdiğime inanıyorum ve bunun için çok emek veriyorum.
10 güzel eser var albümde. Kimlerle çalıştınız?
Her zaman ki gibi müzik direktörü İSMAİL DERKER ,aranjör MEHMETHAN DİŞBUDAK ve tabii ki ``KUBAT``ı unutmayalım.:)))
Her albümde bir veya birkaç parça öne çıkar. Dinleyenlere en çok hangi parçayı beğendiğiniz diye sorarlar. Biz son albümünüzü dinledikten sonra size şunu soruyoruz. En kötü şarkı hangisi
J
YOK:)))))))))))
2. albümünüzde yapmış olduğunuz Halk Müziği’ne Pop’u sentezleme olayını, bu albümde çok daha ileri boyutta gözlemliyoruz. İleride olabilecek bir popçu Kubat’ın sinyalleri mi bu?
Değişik konseptlerde albümlere imza atabilirim, ama her zaman zeminde temel olarak etnik müzik ve halk müziğini esas alırım.
Yıllar önce ilk albümünüzde okuduğunuz GÜLÜM şarkısını bu albümde yeniden seslendirmişsiniz. Neden?
Evet. 12 yıl sonra ``KUBAT
2008`` albümünde , “Gülüm” şarkısını yoğun talep üzerine tekrar okumak durumunda kaldım. Bunun gerçek sebebi bu parçanın sevgili ``OSMAN SINAV`ın ``ACI HAYAT`` dizisinde yer alması ve
parçanın çok beğeni kazanması.
Albümde hareketli parçaların slowlara karşı mağlup olduğunu görüyoruz. Sizin albümlerinizde hep bir denge olmuştur. Bu albümde ki slow ağırlığı neden? Bu arada bizce böylesi daha güzel olmuş…
Evet, haklısınız… Bu albümümde 10 güzel eser var, diğer albümlerimde ise 12 eser yer alıyordu. Bu albümde 2 hareketli eser oldu, ama pir oldu. Daha fazla hareketli şarkıya gerek kalmadı.
“Dermanımsın” ve “Yar Yarası” albümde ön plana çıktı. “Dermanımsın” a klip çekecek misiniz?
Sevgili `KORHAN BOZKURT yoğunluğunun arasında, bizi kırmayıp hem ``Dermanımsın`` hem ``Yar Yarası “ na klip çekti. İlk olarak ``YAR YARASI`` kanallarda yayınlanıyor, daha sonraki zamanlarda ``Dermanımsın`` yayınlanacak.
Tüm parçalarınıza bir dizi film olacak şekilde klip çekme şansı verilmiş olsaydı, sıralamayı nasıl yapardınız ve filmin konusu ne olurdu.?
“KUBAT
2008`` albümümüzün tanıtımı için hazırlanan
bilboardlarımız neşe , keder, hasret, hüzün, aşk, ayrılık gibi birçok duyguyu bir arada barındırıyor, her türlü filme uyar.
Dermanımsın ve Yar Yarası parçaları Bülent Gümüş’e ait. Kimdir Bülent Gümüş? Kubat müzik dünyasına yepyeni bir bestekarı kattı diyebilir miyiz?.
Evet, Lokman albümümde Lokman adlı eserimin sahibi sevgili BÜLENT GÜMÜŞ dü.
``KUBAT
2008`` albümüne, özellikle Kubat için hazırlamış olduğu üç değerli eseri verdi ki; bunlar ``DERMANIMSIN`` ``YAR YARASI`` ve ``GÖNÜL``. Üçünü de çok beğendim. Hatta “Keşke 3 tanede hazırlasaydın da bu albüme onları da seslendirseydim” dedim. Müzik camiasının BÜLENT GÜMÜŞ gibi değerli bestecilere ihtiyacı var.
Müzik sektörünün çok kötü olduğu bir dönemde gerçekten çok iddialı bir albüm yaptınız. Albümünüzden satış olarak beklentiniz nedir? Ve sektörün bu çıkmazdan nasıl kurtulacağını düşünüyorsunuz.
Çok şükür satışlarımız beklentilerimizin üzerinde, ama tabii ki genel olarak müzik sektörü bir çıkmazda. Ancak ve ancak telif yasalarının daha doğru işlevini kazanmasıyla bu çıkmazdan kurtulacak sektörümüz.
Başka bir sanatçı olsa bu konuyla ilgili kanal kanal dolaşmayı, reklam yapmayı tercih edecekken; siz sessiz sedasız askerliğinizi yaptınız geldiniz.
Her Türk erkeğinin ülkesi için “Asker” olduğunu unutmayanlardanım, dolayısıyla bu konuyu reklam aracı olarak asla görmedim. Yeri geldiğinde mutlaka ki tüm arkadaşlarımızın askerlik görevini gururlu ve onurlu bir biçimde yerine getireceklerinden hiç şüphem yok...
Televizyon programınızdan biraz bahsedelim. “Kubat Zamanı” nasıl gidiyor ve ne zamana kadar sürecek.
KUBAT ZAMANI programı Türkiye’nin ilk türkçe müzik kanalının sevilen bir programı haline geldi. Salı geceleri ortalığı sallıyoruz adeta, ne kadar sallarız onu bilemem:)))))
Tv programınıza bugüne kadar bir çok ünlü ismi konuk ettiniz. Peki konuk etmek isteyip edemediğiniz kimse oldu mu?
Bütün sevdiklerimi konuk etmek isterim ve zamanı geldiğinde edeceğim. Ancak bu tek taraflı değil, konuk kişinin de benim programıma gelme isteğiyle
orantılı bir durum.
Bize vakit ayırdığınız ve muhteşem bir albümle hem kulaklarımızın pasını sildiğiniz, hem de gönlümüzü dağladığınızı için çok teşekkür ediyoruz. Son olarak bir şeyler eklemek ister misiniz?
Esas ben sizlere ilginizden dolayı teşekkür ederim ve son olarak ``KUBAT 2008`in
herkesin arşivinde olmasını tavsiye ederim. Sağlık ve mutluluklar dilerim.
Yıllar yılı takım elbiseleriyle adeta devlet memuru tarzında türküler söyleyerek müzik yaşantılarını sürdüren erkek türkücülere inat; upuzun saçları, kot pantolonu ile bir nevi
çığır açan,
fakat aslında görüntüsünden ziyade lezzetli yorumu, muhteşem sesiyle kendini farkettiren,
yurt dışında doğup büyümüş olsa da yurtdışından gelen
müzisyenlere “Almancı” demekten hoşlanan ön yargı sahiplerine inat, belki de onlardan çok daha fazla Türk kültürüne sahip olan,
türküleri sahiplenip, onları genç kuşağa aktarmayı görev edinen,
son albümüyle müzik listelerini sarsacağa benzeyen, Sevgili Kubat’ı bu ay dergimizin kapağında görmek bizi oldukça keyiflendirdi.
Müzikram ekibi olarak kaliteli albümlere he zaman sahip çıktığımızı, iyi işlerin her zaman arkasında olduğumuzu, müziğe sahip çıkan her sanatçıya bizde sahip çıkacağımızı her daim ifade ettik. İşte bu ifademizin bir ispatı olarak Kubat kapağımızdaydı. İyi ki varsın Sevgili Kubat, iyi ki son zamanların en başarılı türkü albümünü yaptın, iyi ki mart sayımızda kapağımızda oldun…
|