Müzikram - Müzik, Magazin, Aktüalite Dergisi

hostels, hostel, backpacker hostel, youth hostel, youth hostels, backpacker hostels, london, rome, paris, new york, student travel, cheap hotels, cheap beds, cheap hostels,budget accommodation, Otel, Oteller, Otelleri,Türkiye Otelleri,Turkiye Otelleri,Türkiye Otel Rehberi,Otel,Türkiye Şehir Turları,Şehir Turları,Adapazarı Otelleri,Adıyaman Otelleri,Afyon Otelleri,Ağrı Otelleri,Aksaray Otelleri,Amasya Otelleri,Ardahan Otelleri,Artvin Otelleri,Balıkesir Otelleri,Bartın Otelleri,Batman Otelleri,Bayburt Otelleri,Bilecik Otelleri,Bingöl Otelleri,Bitlis Otelleri, Elazığ Otelleri,Erzincan Otelleri,Erzurum Otelleri,Eskişehir Otelleri,Gaziantep Otelleri,Gümüşhane Otelleri,Hakkari Otelleri,Hatay Otelleri,Iğdır Otelleri,Isparta Otelleri,İzmit Otelleri,Karabük Otelleri,Kars Otelleri,Kastamonu Otelleri,Kayseri Otelleri,Kırıkkale Otelleri,Kırklareli Otelleri,Kırşehir Otelleri,Kütahya Otelleri,Malatya Otelleri,Manisa Otelleri,Mardin Otelleri,Mersin Otelleri,Muş Otelleri,Niğde Otelleri,Ordu Otelleri,Rize Otelleri,Siirt Otelleri,Sinop Otelleri,Şanlıurfa Otelleri,Sivas Otelleri,Şırnak Otelleri,Tekirdağ Otelleri,Tokat Otelleri,Tunceli Otelleri,Uşak Otelleri,Van Otelleri,Yozgat Otelleri,Zonguldak Otelleri,Antalya Otelleri,Adana Otelleri,Ankara Otelleri,Aydın Otelleri,Bolu Otelleri,Burdur Otelleri,Bursa Otelleri,Çanakkale Otelleri, İstanbul Otelleri, İzmir Otelleri, Konya Otelleri, Muğla Otelleri, Trabzon Otelleri, Diyarbakır Otelleri, Nevşehir Otelleri, Çorum Otelleri, Denizli Otelleri, Edirne Otelleri, Alanya Otelleri, Assos Otelleri, Bandırma Otelleri, Bergama Otelleri, Bodrum Otelleri, Çeşme Otelleri, Dalaman Otelleri, Didim Otelleri, Erdek Otelleri, Fethiye Otelleri, Gelibolu Otelleri, Gökova Otelleri,öcek Otelleri, Kapadokya Otelleri, Kaş Otelleri, Kemer Otelleri, Kuşadası Otelleri, Köyceğiz Otelleri, Marmaris Otelleri, Nemrut Otelleri, Pamukkale Otelleri, Safranbolu Otelleri, Selçuk Otelleri, Side Otelleri, Uludağ Otelleri, Ürgüp Otelleri, Otel, Hotel, Oteller, Otelleri, Online Rezervasyon, Otel Rezervasyonu, Tatil, Gezi, Uçak Bileti, Sesli Sohbet, Okey, Tavla, İtiraflar, Şiirler
Sitemizde 146 Sanatçı Biyografisi, 676 Albüm, 388 Şarkı Sözü Kayıtları Bulunmaktadır.

Şuan muzikram.com Web Sitesini Sizinle Birlikte Online 47 Kişi İzliyor...

üye girişi  l  üye ol

 

Ersan Başbuğ İle Röportaj

“ANKARA’YI FETHETTİM SIRA İSTANBUL’DA”

derken, başlarda çok iddialı bulunmuştu. Aslında bu onun yaptığı güzel albüme duyduğu güveni yansıtıyordu.Başarıya kendini inandırmıştı. Ankara’daki uzun yıllara dayanan çok başarılı bir müzik hayatının ardından, şansını bir albümle İstanbul’da denemeye karar veren Ersan’la müzik yaşantısı, özel hayatını ve beklentilerini içeren bir sohbet gerçekleştirdik.

 

Öncelikle büyük emeklerle hazırlanan tüm albümlere dediğimiz gibi, senin albümüne de “Hayırlı olsun” demek istiyorum… Bu albüme gelmeden önce seni biraz daha yakından tanıyabilir miyiz?

17 Mart 1977 Antalya doğumluyum. Müzik benim için 4 yaşındayken evdeki koltuk kenarlarına, masaya vurarak başladı. Bizimkiler de benim müziğe yeteneğimin olduğu düşüncesiyle müzik enstrumanlarını bir şekilde elime veriyorlar. Daha sonra müzikle ilgili bir şeyler yapmaya başladım. 15 yaşında bu işten ilk paramı kazandım. 17 yaşında ailemle beraber Ankara’ ya geldik. Kısa bir süre sonra ufak çaplı bir ekip kurup Ankara’ da çalışmaya başlıyorum. Yani 12-13 senedir bu işten para kazanarak profesyonel olarak şarkı söylüyorum. Şu anda albümleri olan birçok kişi ile orada aynı sahneyi paylaştım. 2007 senesinde ise araba satın almaya giderken albüm teklifi aldım.

 

 

Ankara’da uzun yıllar süren bir gece hayatı dönemi var. İyi işler çıkarmış olacaksınız ki, uzun yıllar o piyasada kalabilmişsiniz.

Aslında programlar hep aynı, standart. O tip gece eğlencelerinde gittiğin yerlerde söylenebilecek şarkıların hemen hemen hepsi aynı. 30–40 tane şarkı söyleniyorsa 20 tanesi aynı, geri kalanı o kişinin seçmiş olduğu belki de kendi şarkıları. Her yerde aynı şarkılar söylenip aynı programlar yapınabiliyorsa ve aynı repertuarla 10–15 sene idare edebiliyorsan, bu müzikal anlamın yanı sıra daha çok sahnede vermiş olduğun  sinerji ve  kulisteki insanlarla kurduğun diyalogla ilgili…  Sahneden indikten sonra programına gelen insanlarla arkadaş olma, kendini asla ve asla onlardan soyutlamamak çok önemlidir benim için. Bunları yaptıktan sonra, bir de sahnede ki müzikali birleştirince ortaya böyle uzun, güzel yıllar çıkıyor. Zaten insanlarda seni artık ‘Bizim Ersan’ diye adlandırıyorlar. Bende bununla gurur duyuyorum ve eminim ki bu işi yeterince düzgün yapmasam bu kadar uzun yıllar kalamazdım. Burada da daha albüm sürecine girmeden, İstanbul’a geldiğim ilk gün sevgili Betül Demir’i dinlemeye gittim. Orada sahneye çıktım iki şarkı okudum ve hemen iş teklifi geldi. Orada ki insanları hiç tanımamama rağmen inanılmaz güzel tepkiler aldım. Normal Ersan ile sahnede ki Ersan’ı kıyasladığınız zaman, sahnede devleştiğimi düşünüyorum. O ışığın bana Allah tarafından verildiğini hissediyorum. Kendimi sahnede evimde gibi hissediyorum. Yani kısacası Ankara’yı fethettim, sıra İstanbul’da J

 

Televizyonlardan  tanıdığımız sizinle de çok büyük isim benzerliği olan Erşan Başbuğ ile bir akrabalık durumu söz konusu mu?

Aslında bu soruyu çok fazla soruyorlar. Hatta ilerleyen zamanda bana güzel kapıların açabileceğini düşünüyorum J Bununla ilgili bir anımda var. Sevgili Aysel Gürel’e “Zilleri Taktı” adlı şarkıyı almak için telefon ettim ve “ Ben sizin bu şarkınızı okumak istiyorum. Çokta güzel bir aranje yaptık, yeni soundla sunacağız.” dedim. O da sağ olsun “Gel bakalım bir görüşelim” dedi. Gittiğimde şarkıyı bana verdi ve bende kendimi tanıtmak amacıyla ben Ersan Başbuğ dedim. O da “Ooo Erşancığım nasılsın” dedi. Bende “Aysel abla ben o değilim” falan dedim. Yani çok ilginç şeyler oluyor. Mesela yine Romalı Perihan hanıma kendimi inandıramadım. “Sen Erşan’ın oğlusun, yok yakışıklısın” dedi. Çok güzel şeyler bunlar. Sanırım onlar Çankırılı’lar. Benimde hem anne, hem baba tarafım Çankırılı olduğu için mutlaka bir yere dokundurur. Sonuçta Çankırı küçük bir yer. Belirgin olarak bilinen bir şey yok ama bunu araştıracağım.

 

“Araba satın almaya giderken albüm teklifi aldım. “

 

Çok ilginç bir albüm teklifi ile karar verdin bu albüm hazırlıklarına.

Sahneden para kazanan insanların para kazanma süreçleri inanılmaz esnektir. Bir gün çok fazla, diğer bir gün çok az para kazanıyorsun. Televizyonda izlediğimiz yüzlerce sanatçı çok saltanatlı yaşıyor gözükürken, gerçekten kiralarını ödeyemeyen dostlarım vardır. Zaten herkeste bunu biliyor. O yüzden de akarken doldurulur düşüncesiyle, paramı mümkün olduğu kadar gayrimenkule ya da dönüşümü olacak şeylere yatırıyordum. O zamanlarda da paramı kazandım ve araba alacağım. İnternete girdiğim istediğim arabayı buldum, satılan yerin adresini aldım ve gittim. Orada da şans eseri benim daha önce programımı izlemeye gelen bir arkadaşla karşılaştık ve o vasıtayla ortak arkadaşımız oldu. Eee!!! tabi bir sanatçı modelinde daha ağır ağırlanmaya başladık J Artık en son çıkarken sevgili Bilal Okutan “ Tekstil işi ile uğraştım, araba işi ile uğraştım fakat ben şu anda Türkiye’nin tanıtabileceği bir sektöre girmek istiyorum ve bu müzik işi benim kafamda var. Bunun için ben seninle bir albüm projesine girmek istiyorum. Sen ne dersin? ” dedi. Bende “Sen ne diyorsun ağabey, körün istediği bir göz Allah verdi iki göz “ dedim ve hemen sanki biz yıllardır o işi konuşuyormuş, araştırıyormuş gibi basın, promosyon, repertuar derken kararları veriverdik. Karar verdikten itibaren yola çıktıktan sonra 3 ay içinde albüm elimizdeydi. Bu kadar kısa sürede olmasına rağmen gerçekten güzel bir albüm oldu. Mesela en iyi müzisyenleriyle çalıştığımız Pasiflora adlı bir grup var. Davulda Volkan Öktem, basgitarda Eylem Pelit, gitarlarda Erdem Sökmen, aranjelerde Ersay Üner… Hepsi de inanılmaz isimler. Bu kadar kısa zamanda işinde çok iyi insanları bir araya getirmekte de inanılmaz şanslı olduğumu hissediyorum. O yüzden ilk önce Allah’a sonra Bilal Okutan’ a çok teşekkür ediyorum. Aslında 3 ay gibi gözükse de bu tam 15 yılın birikimi. Benim Ankara’da ki dönemlerimde beraber sahne aldığım sevgili arkadaşım Kutsi’nin de, bu albümde ki insanları bir araya getirmemdeki etkisi çok büyüktür.

 

Ankara’da ki dönemlerde ev arkadaşlarınız  Kutsi, Baha, Berksan idi… Üçü de sevilen, hayran kitlesi olan isimler… Neler anlatacaksınız onlarla ilgili?

Baha: Onunla ilgili hikâye  çok ilginç. Sene 1996 civarlarında ben gece kulüplerinde iş arıyorum. Bir kulübe girdik ve baktık müziğin büyük üstatlarından Vedat Sakman. Onun olduğunu görünce arkadaşıma dedim ki “Hemen çık.” Tam kapıdan çıkarken orada ki müdür “Ne yapıyorsunuz?” dedi. Biz de “ Müzik için gelmiştik ama herhalde böyle bir şeye ihtiyacınız yoktur” dedik. O ise “Yo yo var buyurun” dedi. O sırada da Baha ve Kutsi beraber sahne alıyorlarmış, o günde Vedat ağabey de onlara konuk. Bir süre sonra biz beraber program yapmaya başladık yaklaşık 1 ay kadar. Daha sonra bazı şartlardan dolayı ayrılmak zorunda kaldılar. Bir süre sonra bana Baha’ dan telefon geldi. “Ersan birlikte program yapacağız” dedi. Neyse o akşam sahne aldık ve inanılmaz beğenildik. Beraber bir süre çalıştıktan sonra Baha ile beraber Didim’e gittik. Ankara’ ya döndükten sonra 2 yıl kadar daha beraber çalıştık. Sonra Baha “Kutupta Yaz Gibi” albümünü çıkardıktan sonra ben kendime yeni bir partner bulmak zorundaydım ve o zaman ben Kutsi’yi aradım.

Kutsi: Ben onu aradığımda “Gel beraber çalışalım” dediğim zaman o da “Olur” dedi ve biz beraber çalışmaya başladık. O sırada Kutsi de ben de ev arkadaşlarımızla anlaşamadığımız için, nasıl olsa sahnede çok iyi anlaşıyoruz diye aynı eve çıkmaya karar verdik. Hatta bir gün ikimizde ev arkadaşlarımızla tartışmıştık. Bir yerde buluştuk kahvaltı ederken gazete ilanlarına bakıp elimizi ilk koyduğumuz evi gidip tuttuk ve o evde biz yaklaşık 5 sene beraber yaşadık. Ankara’yı  inlettik. Kutsi’ ye 2000 senesinde Erol Köse’den bir telefon geldi, “Albüm yapıyoruz, gel” diye. O şekilde Kutsi de İstanbul’a geldi.

Berksan: O süreç içerisinde Berksan’ın rahmetli babasının Ankara’da KABERA isimli barında ben sahneye çıktım. Tabii ki o sırada Berksan müzikle uğraşmıyor. Orada da Berksan’ ı tanımış oldum.

Ayrıca Tan da Özgün de benim Ankara’dan arkadaşlarımdır. Mesela Tan ile fiziksel olarak bizi çok benzetirler. Ağabey- kardeş misiniz diye. Özgün’le de karşı karşıya kulüplerde çalıştık. Ben programımı erken bitirdiğimde ona giderdim, o bitirdiğinde bana gelirdi.

 

Aslında bakıldığı zaman Ankara hayatında beraber sahneyi paylaştığın arkadaşlarının çoğu şu anda albümleri olup, iyi bir yerlere gelen sanatçılar… Peki, Ersan neden bu kadar geç kaldı?

Orada biraz tasavvufa girmek istiyorum. Kader ve kadercilik bir yere kadar. Özgür iradenize kimse karışmıyor. Kutsi ilk albümü çıkardı ama 5 sene bekledi. Şarkılarında bile “Aç yattığı geceleri özlüyor insan” ifadesi var. Çektiği sıkıntıları bizzat yanında olduğum için ben biliyorum. 6 sene sonra Kutsi, Kutsi ismine ulaşabildi. Çoğu insan onu ilk albümünden tanımıyor ve belki o ilk albümü çıkartmasaydı Kutsi’de belki 2 sene önce albüm çıkartmış olacaktı. Ben olumsuz sonuçlanacak albümden hep korktum. Mükemmeliyetçi bir insanım. Su burcuyum, balık burcuyum. Baha’ya ise Allah inanılmaz güzel bir parça olan “Kutupta Yaz Gibi” yi nasip etti. Tan “Mışıl Mışıl” ile Berksan “ Çilek Dudakların” ile zirveyi zorlayan isimler. Hepsinin bir hit parçası var. Benim hitimin şarkılarım arasında olsun veya magazinsel bir olay içinde olsun istemiyorum. Anlayışımla, konuşmamla, felsefemle, kendime ait müziğimle zaman içerisinde hepsini birleştirip ortaya çıkan melodileri insanlara sunarak, insanların sadece yüreğine temas ederek tanınmak  istiyorum ve belkide böyle olmasını istediğim için 15 senedir bekletiyoruz. Bir şeylerin oturması lazımdı. O şeyler oturduğu için şu anda içim çok huzurlu.

 

“Simitçi ile Sakıp Sabancı’nın ticareti aynıymış sadece sıfırları farklıymış.”

 

 

Uzun yılların arkasına gelen bir albüm oldu. Sence senin müzik piyasasındaki şansın ne olur?

Şu anda bir şeyi ispat etmeme gerek yok. Bir laf var onu çok seviyorum. Simitçi ile Sakıp Sabancı’nın ticareti aynıymış, sadece sıfırları farklıymış. Birisi simit diğeri  farklı şeyler satıyor. Bende bu işi Ankara’da 300 kişiye verebiliyorsam İstanbul’da 3000 kişiye vermek istiyorum. Burada da sadece sıfırlar farklı anlayış aynı. Müzik için doğduğumu düşünüyorum. Bunun için şansımın yüksek olduğunu düşünüyorum.

 

İlk klip “Kızdın mı?” adlı parçaya geldi. Albümde benimde beğendiğim “Laylaylom” ve “Sana Değer” adlı şarkılarında çok güzel. İkinci klipi hangi şarkına düşünüyorsun?

İkinci klipi iki versiyonunu yaptığımız “Sana Değer”in akustik versiyonuna parçasına çekeceğiz.

 

“Sevgimi albüme feda ettim”

 

Aşksız müzik olmaz. Aşkın hayatındaki yeri nedir?

Ben aşka ilk anlamda sevgiliye duyulan aşk olarak bakmıyorum. Evinde beslediğin köpeğine, çiçeğine, arkadaşına, kardeşine, annene duyduğunda belki de bir aşktır. Sevgili anlamında ki aşka gelmek istiyorsan; beni eksiklerimle kabul edebilecek, anlayışlı, ödün vererek birbirimizi sevip sayabileceğimiz biri diyebilirim. Bu anlamda benimde aşklarım hep uzun vadeli olmuştur. İlk birlikteliğim 3 sene, onun arkasında 6 sene, sonra da 4 sene süren birlikteliklerim oldu. Son ayrılığım 4 ay önce oldu ve katıldığım bir televizyon programında “Bir albüm için 4–5 senelik bir beraberliği bitirmeye, ayrılmaya değer mi?” diye bir soru geldi. Bende politik cevap verdim ve albümün ismini öne sürerek “Sana Değer” dedim. “Artık albüme mi, ona mı değer bilemem” dedim. Aslında birebir albüm için olmasa da bir nevi albüm için oldu. Albüm sürecinde o kadar yoğun çalışman gerekiyor ki ve o yoğunlukta görüşemeyeceğimiz için “O bana Ersan yeter, ayrılıyoruz” diyecekti. Yani ben ayrılmasam, ben istesem bile; karşı tarafın bu şartlardan dolayı dayanma sürecinin çok zor olacağını düşüyorum. Yani stüdyo aşamasında aşka ayıracak vakit gerçekten yok. Bende günü birlik ilişkiler yaşayabilecek bir adam olarak göremiyorum kendimi.

 

Son olarak bizlere kısaca kendinle ilgili ufak detaylar verebilir misin?

Galatasaraylı’yımdır. Balık burcuyum. Parfümüm Bulgari. Saç hastasıyımdır. Kadınlar için uzun sürede hazırlanır derler ama, ben 1.5 saatte hazırlanıyorum.

 

Bu samimi ve sıcak söyleşi için çok teşekkür ederim. Umarım kalbinin ve yüzünün güzelliği hiç eksilmeden bu piyasadaki yerin daim olur.

 

 

 

 

   
 Yorum Oku

 

Bulunmamıştır.

 

 Diğer Röportajlar

[Tümü

 

ü c r e t s i z    ü y e l i k   b a ş v u r u s u   y a p ı n

 © 2006 - 2008 Tüm hakları saklıdır. muzikram.com Bir UMUT RADYO TV PRODÜKSİYON A.Ş. Kuruluşudur.