
* Selamlar gençler… Biz sizi tanıyoruz yakinen, ne de olsa bizim sanatçılarımızsınız Ama
müzikseverler için yeni simalar, yeni bir grupsunuz. Öncelikle teker teker kısaca tanıyalım
sizleri...`Türkçe Dublaj` olarak bir araya gelmeden önce neler yaptınız..?
ALİ: Ben Ali Cemal ANIL… 9 Ekim 1980`de Ankara`da doğdum. Her genç gibi ilköğretim ve liseyi okuduktan sonra, Marmara Üniversitesi’nde eğitimime devam ettim. Üniversite yıllarında bir yandan da IBM Spor Hizmetleri`nde spor müsabakalarının istatistik çalışmalarını yapmaya başladım. Hani şu televizyonda maç izlerken ekrana gelen topa sahip olma yüzdeleri vs. gibi istatistikler var ya, onlarla ilgileniyordum… Bu işi başka türlü anlatamıyorum galiba:) Ve hala devam ediyorum. Müziğe olan yakın ilgim lisenin son zamanlarına denk geldi. Sanırım kardeşimin gitar çalışını kıskanıyordum. Ya neyse, bir ara değiniriz
OZAN: 13 Kasım 1983 İstanbul doğumluyum. İlk, orta ve liseden sonra yüksek öğretime Marmara Üniversitesi Dış Ticaret Bölümü’yle başladım. Burada öğrenciyken Ali ve Savaş`la tanıştım. Bitirdikten sonra yine Marmara Üniversitesi’nde İngilizce İşletme Bölümü’ne giriş yaptım, hala bu bölümde öğrenci olarak devam etmekteyim. Bazı işletmecilik deneyimlerim oldu ama, her zaman müzik ağır bastı
SAVAŞ: 17 Eylül 1983 Ankara doğumluyum.. İlk ve Ortaokul’u Dr. Sait Darga İlköğretim`de tamamladım. Liseyi İstanbul Anadolu Otelcilik ve Turizm Meslek Lisesi’nde Seyahat Acenteciliği’nde (Almanca bölümüydüm fakat artık hatırlamıyorum neredeyse ) okudum. Ardından Marmara Üniversitesi SBMYO Turizm Rehberlik Bölümü’nü bitirmeden bıraktım. Şu anda Açıköğretim`e devam ediyorum.
RECEP: 5 Ağustos 1971`de İstanbul`da dünyaya geldim. Çocukluk yıllarımdan bu yana en büyük hayalim davul çalmaktı. İlk tanışmam 1988 yılında olabildi ( Savaş: Benim okul hayatımdan fazla süreymiş) Evet ben bunun okulunu daha bitiremedim, zaten hala çalışıyorum. 2001 yılından beri de Be-bop Davul Atölyesi’nde ders vermekteyim.
* Türkçe Dublaj çok ilginç bir isim... Kimden çıktı bu isim?
Gerçekten ilginç oldu... Beraber çalmaya başladıktan sonra, uzunca bir süre bar programları ve konserlerimiz oldu. Fakat bir süre kendimize uygun bir isim bulamadık. Aslında kafamızda isim için bir kaç kriter vardı. Marjinal olmayan ve Türkçe (
Ozan: Hatta bunlardan biri de insanların iyi bildiği ama farkında olmadığı bir şey) bir isim istiyorduk. Ve bir gün yine beraber grup ismi hakkında konuşurken, ben (Ali) izlemek için aldığımız filmlerin kutusuna baktım ve Türkçe Dublaj’ı gördüm. Sonra gösterdim ve aynı anda tamam dedik bu İşte böyle kısacık bir hikaye
Recep: Ben yoktum o akşam, yani hazıra kondum :)
* Bir grup olarak bir araya gelme ve albüm yapma süreci nasıl yaşandı?
Savaş ve ben (Ali) müzikle tanıştığımız zamanlarda üniversitede Ozan`la tanıştık. Beraber çalmaya başladık. Zaman içinde bestelerimiz oluştu. Ve Yeşim (Ünal) hanım Biz kendisini zaten uzun zamandır tanıyorduk ve demolarımız onda vardı. Bir gün bize bir süprizle geldi ve biz de kabul ettik. Ve albüm süreci başladı.
* "Tamam albüme giriyoruz" dedikten sonra repertuar nasıl oluştu? Albümün ismi 5+1
ve 5 sizin parçalarınız olan "Derken, Kaçma, Yaşat Beni, Alacağın Olsun" ile "Derken`in akustik versiyonu temsil ediyor. Ve bu parçalar her biri grup üyelerinden birinin imzasını taşıyor. Bunu amaçladınız ve repertuarı bu yönde mi hazırladınız, yoksa böyle mi denk geldi?
Grubumuzun her bireyi rock müziğe farklı açılardan bakıyor aslında... Durum böyle
olunca, biz de bu ilk albümümüzde hepimize ait bir şarkı olsun istedik ve 4 şarkı belli
oldu. Derken yapımcılarımızdan Yüksel (Eser) ve Yeşim "Derken" in akustik versiyonu fikrini ortaya attı -ki çokta iyi oldu. 5. şarkı da belli olunca Savaş`tan 5+1 fikri çıktı ve hoşumuza gitti.
* ‘+1’ ise Aşık Mahsuni Şerif`in ‘Yedin Beni`si? Peki bu parça nasıl girdi repertuara?
İşte bu da yapımcımız Volkan (Acar)`ın fikriydi... Şarkıyı hep beraber dinledik ve dinlediğimiz anda herkesten tek karar çıktı Bu şarkıyı albümümüze almamızda büyük kolaylık sağlayan Sevgili Aşık Mahsuni Şerif`in ailesine de sonsuz teşekkür ederiz ve kendisine de Allah`tan rahmet diliyoruz.
* Repertuar tamamlandı ve stüdyo çalışmaları başladı. Kimlerle ve nerede çalıştınız
stüdyo aşamasında?
Albümümüzün müzik direktörlüğünü ve tüm şarkılarımızın aranjelerini Yaşar Cenker
Sarp yaptı... Kayıtları Ercan Yazıcı`nın stüdyosu Stüdyo Meya`da yaptık. Mixleri de Cenker ve Ercan beraber yaptılar...
* Artık albüm çıktı ve müzikseverlere ulaşmak için raflardaki yerini aldı. İlk günler
sizde neler yaşattı?
Tabii ki çok büyük bir heyecan... Ve inanılmaz bir mutluluk... Pek çok müzisyen arkadaşımız albümleri için çok uzun süre beklerken; biz bu süreci çok keyifli ve hızlı bir şekilde yaşadık.
* Klibiniz de müzik kanallarında gösterimde… Sevgili Faysal Tokmak yerden epey
yüksekte bir klip çekti "Derken"e... Nasıl bir duygu ekranda ilk kez klibini izlemek? Klip içinize sindi mi?
ALİ: Öncelikle sevgili Faysal ve ekibine çok teşekkürler... Bu arada klip yönetmenimiz olmasının yanında arkadaşımız da olan Faysal şu an askerde… Kendisine hayırlı teskereler diliyoruz. Çok güzel ve farklı bir rock klibi oldu RECEP: Valla ben kendimden çok yeni aldığım DDrum Dios Bubinga`nın nasıl gözüktüğüne baktım Ekranda ilk gördüğümüzde; OZAN: Beyaz tonlar iyi olmuş. Aydınlık ve dinamik bir klip SAVAŞ: Ekranda çokta farklı olmadığımızı gördük dedik.
* Rock müziğin kendine has bir felsefesi vardır ve Rock felsefesine sahip, bu türde
üretim yapan müzisyenler de Rock`ın hangi ucunda olurlarsa olsunlar, belli bir görüşü,
felsefeyi şarkılarına, sahnelerine taşırlar… Bu anlamda Türkçe Dublaj`ın felsefesi,
duruşu nedir..?
Böyle bir soruyu bize sormak yerine dinleyenlerimize sormanız daha doğru olur.. Biz
Sevdiğimiz, keyif aldığımız müziği yapıyoruz. Rock müziğin türevlerinin bu kadar
iç içe geçtiği bir dönemde, dinleyicilerimiz bizi mutlaka bir yere koyacaklardır. Zaman
içerisinde hep birlikte göreceğiz.
* Türkiye`de birkaç istisna hariç grupların ömrü pek uzun olmuyor. Gerçi son yıllarda
çok sağlam rock grupları çıkmadı değil... Bu sizi korkutmuyor mu? Ve geleceğe dair
planlarınız, amaçlarınız ne?
Aslında bizce korku insanlara takılan bir gözlük gibidir. Korktuğumuz şeyi sevemezsiniz. Ama biz sevdiğimiz hayatı yaşıyoruz. Hayatın bize verilmiş bir armağan olduğunun farkındayız. Dolayısıyla korkulacak bir şey yok. Bizim tek amacımız gün, geçtikçe daha çok insanla duygularımızı paylaşabilmek...
* Bu sene bizi Eurovision`da Manga temsil edecek... Bir ara ülke gündeminden düşen
yarışma Sertab Erener ile yine eski şaşalı günlerine döndü ülkemizde... Siz ne
düşünüyorsunuz yarışma ve Manga ile ilgili?
Eurovision her ne kadar tam anlamıyla bir müzik yarışması olmasa da, bu yarışmada başarılı olmanın getirdiği; müzikal kitleyi genişletmek ve dünyaya yayılabilmek gibi bir takım avantajlar var. Umarız bunlardan fazlasını elde ettiğimiz bir yarışma olur.
* Siz kimleri dinliyorsunuz?
Türkiyede takip ettiğimiz sanatçılar arasında MFÖ, Yavuz Çetin, (SAVAŞ: Ne yazık ki artık takip edemiyoruz.), Erkan Oğur, 0 Km vs... Yabancı olarak ise Muse, Bon Jovi, Incognito, Jamiroquai, Sting, Michael Jackson, Metallica, Queen, Prince, Frank Zappa vs...
*Sohbetimizin sonuna geldik. Klasik bitirişimizdir. Son olarak söylemek istedikleriniz varsa buyurun satırlar sizin, sevgili grubumuz…
Bu bizim ilk adımımız... Büyük bir heyecan ve hevesle çok istediğimiz bir yolda ilk
adımımız... Bu yolun ne kadar geniş ve uzun olduğunu iyi biliyorduk ve ilk adımımızda doğru insanların rehberliğinde olmaktan çok mutluyuz. Dedik ya, yol uzun... Ne kadar uzun derseniz ömür ne kadarsa o kadar derim size... Bakalım neler olacak? Ama emin olun kısa zamanda bu yolu enlemesine büyüteceğiz. Tüm okurlarınıza ve tüm dinleyicilerimize sevgiler...