BAMBAŞKA
AYŞEN BİRGÖR
‘Donanımlı, eğitimli, günün popüler eğilimlerini de dikkatle takip eden biriyim.’
Bu ay kapağımıza ailemizin kızını taşıdık. Sadece ailemizin kızı değil, aynı zamanda ilk göz ağrımız… Müzikram Yapım’dan albümü çıkan ilk sanatçı oldu Ayşen Birgör… Biz onu çok eskilerden, daha ilk albümünün çıktığı dönemden tanıyoruz. Sonrasında Popstar Alaturka’da, özellikle de TRT- Akşam Sefası programında zevkle izledik Ayşen Birgör’ü…
Zaman içinde koşullar olumlu şekillendi ve Müzikram Yapım’ın ilk albümü ‘Bambaşka’, sanatçısı da Ayşen Birgör oldu.
İçimize sinen, başarısından emin olduğumuz bir albüm, devamı gelecek bir iş birliği oldu. Yapıtlarımıza güzel sesi ve mükemmel yorumunun yanı sıra, yüzü ve kalbi de aynı derecede güzel bir sanatçı ile başlamanın, ileride gerçekleştirmek istediğimiz projeler açısından doğru bir adım olacağına inanıyoruz. Bu yüzden bu ay dergimizin kapağına Ayşen Birgör’ü taşıdık.
Şimdiye kadar kapağımıza seneler içinde kariyerlerini hep ileri götürmüş ve müzikal açıdan başarılı olduklarına inandığımız isimleri taşıdık. Bundan böyle de artık sadece ‘Star’ ünvanını taşıyan isimleri değil, müzikte başarılı işlere imza atmaya aday ve ses, yorum, duruş, karakter olarak ‘sanatçı’ ünvanını taşımaya layık isimlere de yer vereceğiz.
2010’un bu ilk ayı ile birlikte kapağa Ayşen Birgör’ü taşıdık. Biz artık onu çok iyi tanıyoruz ama, bir röportaj gerçekleştirerek sizlere de daha yakından tanıtmak istedik.
* Özellikle T.S.M. severler senin ismini, yüzünü ve pek tabii ki sesini çok yakından tanıyorlar. Ama sanatçı kişiliğinin dışında senin hakkında pek bilgileri yok. Bu yüzden sohbetimize seni müzik dışında tanıyarak başlayalım istiyoruz.
3 Kasım 1977 İstanbul doğumluyum. 32 yaşındayım, akrep burcuyum, on yıllık evliyim. Üç kardeşin en küçüğüyüm. Müzik dışında; seyahat ve alışverişi çok severim. Köpeklere bayılırım. Üç yaşında Angel isminde Samoyed cinsi bir köpeğim var. İşimin dışında ailem ve arkadaşlarımla zaman geçirmeyi severim.
‘Müziği meslek olarak seçmiş birinin tabii ki yaptığı işin eğitimini alması, o kişiyi her anlamda donanımlı kılar.’
* Konservatuar eğitimi almış bir isimsin. Sence konservatuarın bir sanatçıya en büyük katkısı nedir?
Müziği meslek olarak seçmiş birinin tabii ki yaptığı işin eğitimini alması, o kişiyi her anlamda donanımlı kılar. Müzik her ne kadar duygu işi de olsa, bir sanatçının kendini geliştirmesi, bilgilendirmesi geleceğini sağlam temeller üzerine kurmasını sağlar. Benim gerek ekranda, gerek sahnede, gerekse albümde kendime duyduğum güvenin temellerinde aldığım Konservatuar eğitimim vardır.
* İlk albümün 1996 yılında o dönemde müzik piyasasının tek hakimi olan Raks’dan çıkmıştı. ‘İncili kızı’ydın müzik piyasasının… O günleri düşündüğünde aklına ilk gelen ne oluyor?
Aklıma gelen ilk şey yaşadığım heyecandı. Çoğu şey benim için yeniydi. Profesyonel olmak adına attığım ilk adımdı. Dolayısı ile çok tecrübesizdim ve doğru kararlar vermekte zorlanıyordum(müzikal anlamda). Çok yoğun bir dönemdi Raks firması için… Sürekli yeni isimler çıkıyordu. Biraz arada kaldım bu anlamda ve fark edilmem zor oldu. Yoksa o dönem için ve ilk albüm için hala içime sinen güzel bir albümdü. Ama hak ettiği özeni alamadı. Bu sebeple biraz burukluklarım var.:)
* O dönemden bu döneme uzun bir ara versen de, gerek ‘Popstar Alaturka, gerekse T.R.T. Akşam Sefası programları ile uzun süredir ekranlardasın. Bu programların sana en büyük katkısı ne oldu?
En önemli katkısı büyük kitlelere ulaşmamı sağladı. Yorumculuğumu, sahnede ki duruşumu günden güne geliştirmem için iyi bir fırsattı. Birinde yarışma formatı anlayışında, diğerinde de daha çok konser konseptinde çalışmalar yaptık. Dediğim gibi her ikisinin de en büyük katkısı kitlelere ulaşmam oldu.
* Sen Popstar Alaturka yarışmasında jürinin bazı üyeleri tarafından en çok desteklenen, bazı üyeleri tarafından da en fazla eleştirilen ismiydin… Bu denli dengesizlik kimseye normal gelmedi ama, o günler geride kaldı yeniden aynı şeyleri konuşmayalım. Herkes neler olduğunu biliyor. Sence yarışmalarda jürinin duruşu nasıl olmalı?
Elbette iyi polis - kötü polis bizim yarışmamızda da yaşandı. Aylar boyu ekranlardaydık ve çok izlenen bir program olduğumuz için herkes yaşananları gördü. Bana göre jüri kuşkusuz yarışmacıyı olumlu ya da olumsuz yönde eleştirmeli ama, bunun dozunu bilmek ve yarışmacıyı rencide etmeden yapmak çok önemli.
* Akşam Sefası’na dönelim. Ara verildi ama, umarız yeniden başlar. Çünkü çok güzel bir programdı ve senin müzikal kariyerinde de önemli bir yeri var. T.R.T’de görev almak neler kattı sana ve Akşam Sefası devam ederse görev alacak mısın?
Akşam Sefası çok uzun zamandır süren ve kemikleşmiş izleyicisi olan bir program. İki buçuk yıl solist olarak görev aldım. Gerçekten T.R.T. izleyicisine hitap etmek, onların olurunu almak büyük gurur… Halen T.R.T. İstanbul Radyosu’nun sözleşmeli sanatçısı olarak görev yapmaktayım. Program yeniden başlar ve görev verilirse seve seve devam ederim.
* Sen bizim, Müzikram Yapım’ın ilk sanatçısısın. İlk albümümüz çok yeni çıktı… İnşallah çok satacağızJ Memnun musun bizden?
Şu ana kadar bir problem yaşamadık:) Umuyorum ki bundan sonrada yaşamayız, çünkü sizler de benim kadar heyecanlısınız ve başarılı olmak istiyorsunuz:)
‘Parçalarımı; sesimin rengine, yorumuma ve ruhuma hitap eden eserler arasından seçtim.’
* Bu kadar uzun bir aradan sonra 2. albümü hazırlarken zorladın mı? Kimlerle çalıştın? Tam olarak içine sindi mi?
On iki yıl geçti, elbette zorlandım. Bir kere müzik piyasasının durumu belli, artık yapımcılar yeni albümler yapmaya çekiniyor, albüm satışı yok. Bu albümü kendi maddi imkanlarım dahilinde yaptım. Aranjör ve yönetmen olarak Taşkın Sabah`la çalıştım. Çok inandığım bir müzik adamı… Suat Suna, Orhan Gencebay, Coşkun Sabah’ın parçaları var. Çıkış parçamız Fettah Can’ın… Her şeyiyle içime sinen bir albüm oldu.
* Albüm repertuarını belirlerken neleri dikkate aldın?
Sesimin rengine, yorumuma ve ruhuma hitap etmesi ilk sıradaydı. Ama bildiğiniz gibi ticari olarak da günümüz şartlarına uygun olmalıydı. Çok keyifli şarkılar çıktı ortaya.
* Neleri düşlüyorsun, neleri hayal ediyorsun?
Çok uzun bir aradan sonra aslında ilk albümüm gibi düşünüyorum. Çok heyecanlıyım ve çok başarılı olmak istiyorum. Şarkılarımı herkesin beğenmesini, birlikte okuyup muhteşem konserler vermeyi, hemen akabinde de yeni albümler yapmayı istiyorum.
* T.S.M. camiası bizce genç yeteneklerin önünün en az açıldığı camia… Yıllardır yeni isimler gelmiyor deniyor ama, Akşam Sefası’nın başarısı bile bunun doğru olmadığının bir göstergesi… Bunun nedeni nedir?
Sanırım bu konu da gerek yapımcılar, gerekse de medya biraz suçlu. Hep ticari amaç güdülerek işler yapılmak isteniyor. Bu yüzden TSM sanki geri plan da kalıyor gibi ama, sizin de dediğiniz gibi Akşam Sefası solistleri TSM’de geleceğin en başarılı ve aranılan solistleri olacak.
Dedik ya; Ayşen Birgör firmamızın ilk sanatçısı… Onunla dergimiz için yaptığımız ilk röportajdan sayfalarımıza yansıyanlar bunlar oldu. Dileriz ki düşüncelerimiz gerçekleşecek ve birlikte güzel başarılara imza atacağız ve Ayşen Birgör daha çok kereler başarıları ile dergimizde yer alacak.