Yüksel ESER Köşe Yazarı Radyolarda Teknolojiye Yenildi... Yazı Detayı
Radyolarda Teknolojiye Yenildi...
(9/5/2008 1:27:02 PM)
Yüksel ESER - yueser@gmail.com
Merhaba Sevgili Dostlar…
Teknolojik gelişmelerin müziği beslediği kadar olumsuz da etkilediğini, özellikle internetin albüm satışlarını artık bitme noktasına getirdiğini her platformda konuştuğum gibi, bu satırlarda da defalarca sizlerle paylaştım. Peki bu teknolojik gelişmeler ve internet sadece ‘Müzik’ sektörünü mü olumsuz etkiledi? Tabiî ki hayır… Benim yıllarımı verdiğim, şu gün burada bu satırları yazmama vesile olan radyoculuk da, bu olumsuz etkilenmeden nasibini alan sektörlerden biri. Nasıl etkilendi diye düşünenler varsa, hemen anlatayım…
Özel radyolar ülkemizde 90’lı yılların başlarında, önceleri kanunların imkan vermemesi sebebiyle yurt dışından yayın hayatına başladı. Yaklaşık 20 yıldır özel radyoların ülkemiz insanına hizmet verdiği herkesçe bilinmekte. Özel radyoların açıldığı ilk dönemlerde kaset satışlarının düşmesi sebebiyle, özellikle ‘Müzik Yapımcıları’ radyolara son derece karşı olmuş, ama sonrasında iki sektörün birbirini destelediği görüldükten sonra da; radyolar ve müzik yapımcıları çok sıkı ticari ilişkilere girmişlerdir. Ta ki internetin ülkemizde yaygınlaşması ve hemen her ortama girmesi sürecine kadar. İnternet aslında teknolojinin bana göre en önemli buluşlarından biri. Amerika’daki bir yakınızla anında görüşebiliyor, bir evrak göndermeniz gerekiyorsa 2 sn. içinde bunu göndermek istediğiniz adrese ulaştırabiliyorsunuz. Bunlar internetin hayatımıza kattığı en önemli kolaylıklar. Mesela bir şarkı dinlemek istiyorsunuz. Hemen google’a şarkının ismini yazıyorsunuz ve karşınızda anında şarkının yer aldığı siteler sıralanıyor. Gidip oradan şarkıyı dinleyebildiğiniz gibi, bilgisayarınıza da kayıt edebiliyorsunuz. Üstelik tek kuruş ücret ödemeden. Eskiden bir şarkıyı dinlemek istediğiniz de ya bir müzik markete gidip oradan albümünü almanız gerekiyor, ya da bir radyo istasyonunu arayarak istekte bulunmanız gerekiyordu. İşte ana materyali müzik olan ve ihtiyacı müzik olan insanların ihtiyacını gidermek amacıyla kurulan özel radyolarımız, ne yazık ki insanlar artık bu ihtiyaçlarını başka ve daha kolay mecralardan giderdiği için eskisi kadar dinlenmiyor. Dinlenmediği için de eskisi kadar reklam alamıyor. Reklam alamadığı için de eskisi kadar radyoya yatırım yapamıyor. Yatırım yapamadığı içinde eskisi kadar başarılı, kaliteli ve dolayısıyla ücreti fazla olan radyocuları çalıştıramıyor. Bakın hepsi nasıl birbiriyle ilintili. Bir kalemde yaşanan olumsuzluk nasıl diğer kalemleri etkiliyor. Evet ne yazık ki internetin varlığı, bilgisayarların hayatımızda daha fazla yer etmesi sebebiyle radyolarımız eskisi kadar dinlenmiyor ve reklam alamıyor. Reklam alamadığı için de farklı mecralardan gelirler elde etmeye çalışıyor. Bu mecraların başında da dinleyicilerin cep telefonları vasıtasıyla radyolara ulaştığı sistem olan SMS geliyor. Her radyonun bir SMS hattı var artık. Dinleyenler bu SMS hattına mesajlarını gönderiyor, bunlar radyoların sistemlerine düşüyor ve hemen yayında SMS’ler okunuyor. Bu sistemle radyolar kendilerine gelen SMS’ ler üzerinden belirli bir yüzde alarak bir gelir elde etmekte. Bu gelir radyoları daha fazla SMS almaya itmekte. Daha fazla SMS almak için de, -radyoları dinliyorsanız eğer- yayındaki sunucu radyonun isminden çok SMS hattından bahseder duruma geldi. Neredeyse her anonsun başında SMS hattından bahseden radyocu kardeşlerim ne yazık ki en fazla SMS’i ben aldım ben daha çok dinleniyorum psikolojisine girmeye başladı. Mesela ben bir radyoya günde 500 tane SMS göndersem ve o radyonun tek SMS gönderen dinleyicisi ben olsam ve o radyoda rakiplerinden çok daha fazla SMS almış olsa, o radyo sizce en çok dinleyiciye sahip olan radyo mu olacak? İşte ne yazık ki bu kısır döngülerle son 1 yıldır yayın hayatını sürdürüyor tüm radyolarımız. Eskiden yayına giren sunucunun kalitesiyle övünen, piyasaya yeni çıkan albümü ilk ben yayınladım diyerek rakiplerine fark atan radyolarımız; ne yazık ki şimdi en çok SMS’i ben aldım gibi oldukça afaki bir ölçütle en çok ben dinleniyorum demeye başladı. İşte teknoloji radyolarımızı nereden nereye getirdi. Ben yine eskisi gibi telefonla istek alınıp çalınacağı dönemlerin yaşanmasını umut ediyor ve bu konuda Telekom’un bir çalışması olduğunu söylemek istiyorum. Çok yakında Telekom radyolara tıpkı GSM şirketleri gibi gelir elde edebileceği sistemler kuracak. O günleri dört gözle bekliyorum. Eee o günler gelinceye kadar da; bu sistem devam edeceği için ben gibi bu sistemden bıkan, gün boyu 3-5 dinleyicinin isminin geçtiği yayınlardan cinnet geçiren dostlara da biraz daha sabır demek istiyorum…
Hayat mücadelesinden hep galip gelmeniz dileğiyle…