İlhan Gül Köşe Yazarı Kısır Döngü ve Soframdaki Ekmek Arası Müzik Yazı Detayı
Kısır Döngü ve Soframdaki Ekmek Arası Müzik
(7/17/2008 10:41:46 AM)
İlhan Gül - ilhangozum@hotmail.com
Merhabalar sevgili dostlarım… Türk ekonomisi inanılmaz zor bir dönemden geçiyor. O kadar garip bi dönem ki zengin ve yoksul arasındaki uçurum gittikçe derinleşiyor. Bu sırada Türk halkının en beğendiğim özelliklerinden biri olan merhamet duygusunu da rafa kaldırmış gibi görünüyoruz. Çünkü konserler için yurt dışına çıktığımda sunu gözlemlemiştim. Mesela köydeyken rahmetli dedem, kapıdan gecen hayvan satıcıları olur (sanıyorum celep denirdi onlara )onların bile karınlarını doyurmadan köyden ayrılmalarına izin vermezdi. Ve bu özellik bazı büyük kentlerimizde de hala devam etmekte diye seviniyordum. Avrupa da bunu görmek nasip olmamıştı gittiğimde. Çünkü oralarda eğer aç ve paran yoksa yandın demektir, kimse dönüp suratına bakmaz. Fakat bizde yavaş yavaş hatta hızlı bir şekilde bu merhamet ve yardim etme duygusunda uzaklaşıyoruz. Bunu nerden mi anlıyorum tabi ki içinde bulunduğumuz bu ekonomik sıkıntı döneminde gittikçe fakirleşen halkımızın birebirine kenetleneceği yerde tamamen kopmasından anlıyorum veya öyle gözlemliyorum. Çünkü uzaklaşan halk birbirine yardim etmek söyle dursun komsusunun ve arkadaşının basarisiz ve parasız kalmasından da hoşlanan halk anlamına geliyor. Yani merhametsiz insanlar topluluğuna doğru gidiyoruz.
Diyeceksiniz simdi bana eee İlhan Gül sadede gel müzik bu konunun neresinde(adam müzik manyağı ya mutlaka bir sekil de bu konuyu müziğe bağlar diyerekten)var peki.
İste arkadaşlar müzik burada devreye giriyor. Halki daha fazla kalplerine yöneltmek için müzik en önemli araçlardan biri tabi. Ne kadar çok kalbe yönelinirse o kadar çok insanları sever, örf ,adet ve ananelerimize bağlı olmaz mıyız sizce. İşte müzik bu nedenle çok önemli. Fakat bu sırada müzik endüstrisi de ekonomideki bu kötü geçişten nasibini almakta ve müzikle uğrasan herkesin belini bükmektedir. Müzisyen evine para götürmekte inanılmaz zorlanmaktadır. Şarkıcılar ise gittikleri islerden paralarını alamamakta ve geçinememekte, sazlarına ekmek vermekte bile zorlanmaktadır. İste bu kısır döngü ve ekmek savası arasında ise müzik sıkışıp kalmakta ve asli görevi olan insanlara huzur verme ve öğreti görevini kaybetmektedir. Çünkü müzik yapanlar bu zor şartlarda bırakın müzik yapmayı hatırlamayı bile unutmak üzere. Bu ekonomi ve ekmek savaşı arasında kalan müzik inşallah yine insanları iyiye, doğruya ve güzele ulaştıracak gücü eline geçirir ve mutluluğu ebedi kılar.
Evet sevgili dostlarım bu haftaki yazımda çok kotu bir tablo çizip sizi sıktıysam özür dilerim ama şarkıcı ve müzikle uğrasan kişilerin bi görevlerinin de toplumsal duyarlılığı arttırmak için mücadele etmek olduğu unutulmamalıdır . Ve sizi bunları düşünmeye ve çözüm üretmeye itecek en ufak bi katkım olursa buda bana mutluluk verecektir.