İlhan Gül Köşe Yazarı Müzikle Eğitim Arasındaki İronik Bağ Yazı Detayı
Müzikle Eğitim Arasındaki İronik Bağ
(7/4/2008 1:07:23 PM)
İlhan Gül - ilhangozum@hotmail.com
Tekrar merhaba sevgili dostlarım. Bu haftaki yazımda sizlere müzikle eğitim arasındaki ironik bağı anlatacağım.
Herkes gibi bende eğitimin şart olduğuna inananlardanım. Eğitim gerçekten hayatın başlangıcından bitişine kadar devam eden bi süreçtir ama ilk önce temel eğitimleri almak kaydıyla. Temel eğitimden sonrada en önemli şey mesleki eğitimdir. Hele ki herhangi bir sanat dalı veya herhangi bi mesleğin Prof. çerçevesinde yürümesini istiyorsak o zaman eğitim kaçınılmaz bir gerekliliktir. Tabi bu düşünce de her zamanki gibi ülkemizde tam tersi bi şekilde hayata geçmektedir. Tabi ben yine beni ilgilendiren kısmi olan müzikal eğitimle ilgili konuşacağım. Daha doğrusu müzikal eğitimin popüler müzik içindeki yerini anlatacağım.
Müzik Allah vergisi biryetenek işidir ilk önce bunu kabul etmek gereklidir. Dünya üzerinde bi kaç sarkıcı vardır kisadece Allah vergisi yetenekle müzikal yaşantısına devam eden. Şarkıcı diyorum çünkü benim ilgilendiğim tek şey şarkıcı kimliklerdir. Çünkü müzisyen kimlikleri konuşmak için konservatuarlı olmama rağmen kendimi yetersiz görüyorum veya benim adıma ağır bi konu olur diye düşünüyorum.
Türkiye’de ne yazık ki Allah vergisi yeteneği olduğunu düşünen bi çok sarkıcı namzedi var(bana kalsa müsveddesi diyeceğim ama) ve bu kişilerin eğitime kesinlikle ihtiyaçları yoktur hele ki biraz isimlerse eyvah o zaman yandık. Tv de öyle konuşmalar yaparlar ki gören de derki prof veya başka bi yapı. Ve bu tip kişiler eşitimin popüler müzik için ne kadar gerekli olduğunu ironik bir şekilde herkese gösterir, bir tek bu konuşmaları yapan şarkıcı namzedi!!!!!eğitimin ne olduğunu anlayamaz. Çünkü örnek aldığı kişileri taklit ediyordur. Bilmez ki taklit ettiği kişinin veya kişilerin dünya üzerinde Allah vergisi yeteneğiyle bi benzeri daha olmadığını. Çünkü gözleri kararmıştır şöhretin karanlık yanıyla. Ve tv önündeki eğitimi az olan insanlarda yanlış örnek olduklarının farkında değillerdir veya yanlış örnek olmakta pek umurlarında değildir. Çıkılan çetin yolda her şey mubahtır onlara göre.
Bir de herhangi bir müzik okulundan mezun olanlar veya daha hazırlık döneminden atılanlar var. Tabi atıldıklarını da söylemezler onlar mezun olmuştur. Çünkü oradan mezun olmak bi vasıftır onlara göre bi gereklilik olduğu için söylemezler bunu. Benimde en gıcık olduğum tipler de mezun olmadıkları halde mezun olduklarını söyleyen bu yalancı tiplerdir bu yalancılar aynı zamanda söyledikleri bu yalana kendileri de inanmışlardır. İşte en tehlikeli tiplerde bunlardır. Bunlardan tv programı yaptığını zanneden bile var. Başka bi ünlümüzü taklit eden cinsinden. En çok merak ettiğim ise gece yastığa başını koyduğunda nasıl rahat ettikleridir. Çünkü kim bilir kaç tane masum insanimizin kanına girmişler ve özendirmişlerdir yanlış ve taklit hayatlarına. Ve halkımız eğitimi az bi halk o nedenle çabuk kanar herşeye. Biz sarkıcılarında en önemli görevi olmalı halkı doğruya düzgüne ve eğitimli bi hayata yönlendirmek.
Sevgili dostlarım, sevgili şarkıcı arkadaşlarım ve sevgili duayenlerim lütfen halkımızın doğru yönlendirilmeye ihtiyacı olduğunu unutmayalım ve gerçek eğitimi daima ekranlardan anlatalım. Anlatırken de unutmayalım kim bilir kaç bin kişi bizi izliyor ve hayatları bizim yönlendirmelerimize bağlı.....