İlhan Gül Köşe Yazarı Şarkıcı Olmak Zor Yazı Detayı
Şarkıcı Olmak Zor
(09.06.2008 08:38:12)
İlhan Gül - ilhangozum@hotmail.com
MERHABALAR SEVGİLİ DOSTLARIM. Dostlarım diyorum çünkü okuyucularım kelimesi benim gibi yeni yazı yazmaya başlayan biri için, oldukça ağır bir sorumluluk olsa gerek, veya ben öyle düşünüyorum.
Köşe yazısı yazar mısın teklifi bana geldiğinde “Allah’ım acaba başka bir şeyler daha mı isteseydim” dedim kendi kendime. Çünkü çok istediğim hayallerim, nadiren çabuk gerçekleşir. Bu nedenle, neler yazmam gerektiğiyle ilgili çok düşünmedim. Zaten daha öncede kafamda kurguladığım ve yazmak istediğim konular vardı. Bunları hemen yazarım dedim.
Biz çok zor olduğunu düşündüğüm bir is yapıyoruz. Şarkıcı olmak çok zor bir şey. Hele ki Türkiye’de isen ve mesleğinse o zaman hayat sarpa sardı demektir.
Ben çocukluktan beri hep bu işi yapmak istedim. Konservatuara girmem, sahneye başlamam hiçbir zaman geçinmek veya bi anlık heves için yapılan şeyler olmadı. Her zaman bir amaç vardı şarkılar yapmak ve bunları insanlarla paylaşmak. Fakat şu anda arkama baktığımda ne kadar zor bir işe kalkıştığımın farkına varıyorum. 35 yaşında ve hala mücadele eden bi adam. Düşüncenin merkezinde, amacı asla
“şöhret” olmak olmayan bir mücadele. Sonunda ise ancak şöhret olduğunda karşılığını alabildiğin ve ayakta durabildiğin çıkmaz bi kapıya gelip dayanmıştır. Fakat benim için de bulunduğum durumdan daha kötu olanlar vardır diye düşünmüyorda değilim. Nice arkadaşım var albümleri milyonlar satmış ama şu anda unutulmuş olan.
Ve çoktan başka is yapmaya başlamış. Fakat kendimizi sorgulaya sorgulaya, ifade alan bir polis memuruna dönmektense, artık bu işi ve camiayı sorgulamanın zamanı gelmedimi sevgili dostlarım ve şarkçı arkadaşlarım. İlk önce müzik sektörünün su andaki durumuna bi bakalım, ama kendi içimizden başlayalım. Yok korsan, yok hak hukuk falan demeden.
Almanya’dan biri gelir müzisyendir, solisttir. Küçük Emrah’ın 1980 lerde veya daha sonra yaptığı tarzda besteler yapar. Sadece alt yapıları değişir ve aralarına hip hop dediğimiz, sadece ritimsel konuşmaların olduğu bölümler ekler. Aslında özünde Emrah şarkılarıdır yine ve piyasa yeni birşeyler olarak bunu halkımıza sunar. Halkımız bunu kabul eder ve çoksatar. Buraya kadar bir problem yok Allah yolunu açık etsin ve daha çok satsın. Ama sonrası, işte asıl sorun burada başlar. O sarkıcıya bakarak Almanya’dan Türkiye’ye birçok kişi gelir. Bunu kar bilen firma sahipleri bu çocukların hem parasını alır hem de piyasaya pervasızca bunları atar. Bu sırada Türk müzisyen ve şarkıcılara birçok rakip gelir, zaten aslanın kuyruğunda olan ekmek kazanılmaz ve eve girmez hal alır. Almanya’daki sosyal haklar Türkiye’de de olsa, bunda da bir sorun olmayacak. Tabi ki iyisi olduğu sürece yurt dışından geleni de olacak. Tabi ki ekmek kazanmak zor olacak. Ama hayatını bu işe vermiş insanlar aç kalmasın. Sadece hayat aramakla zamanları geçmesin. Ve “ne olur bana, bana bir hayat verin” diye içten içe yalvarmasın, kaderine ve insanlığa.
Sevgili dostlarım gelecek hafta bu konuyu anlatmaya devam edeceğim. İlk yazımda umarım sizi sıkmamışsımdır. Müzik yapan insanların sorunlarını ve sarkıcı kimlikleri bir süre daha örneklerle anlatmaya devam edeceğim...